MAHALLE KÖPEKLERİNİN TOPLU İTLAFI
MAHALLE KÖPEKLERİNİN TOPLU İTLAFI
Halkı rahatsız ettikleri gerekçesiyle Türkiye’nin bütün belediyelerinde mahalle köpeklerinin toplanıp itlaf edilecekleri yerlere nakli başladı. Konuyu farklı boyutlarıyla ele alalım.
Türkiye’deki köpekler, insanları tehdit yönünden üç kategori içine sokulabilir. Birinci grup saldırganlıklarıyla bilinen evcil köpek ırkları. Sahipleri tarafından saldırganlıkları nedeniyle bir güç gösterisi olarak beslenen, bazen kuyrukları kesilen bu hayvanlar, parklarda serbest kaldıklarında sık sık çocukları ısıran cinsler. Pitbull, Dogo Argentino, Rottweiler, Doberman ve diğer dövuşçü ırklardan bu sahipli köpeklere maniler gelse de yasadan etkilenmiyorlar, toplatılmıyorlar.
İkinci ve en çok saldırı kaynağı kategori, sürüler halinde meskun bölgelerin sınırına gelen, kent sınırları dışındaki kırsalda yaşayıp geceleri dış bölgelerdeki çöplerde yiyecek arayan yarı vahşileşmiş köpekler. Bunlar sabah namazı saatlerine kadar topluca dış mahallelerde kol gezip yalnız gördüklerine saldırınca halkta korku oluşuyor. Bunlar kırda, ormanlarda yaşadıklarından takipleri, toplanmaları çok zor.
Kuduz vakalarının da kaynağı bu ikici gruptaki köpekler. Yeni değil, en az 40 asırdır var olan bir sorun bu. Sümer yazıtlarında da geçiyor. Kent dışında sürüler halinde gezen bu vahşileşmiş köpeklere “varvar” denmiş. Muhtemelen bölge dillerine girmiş; Eski Yunancadaki varvar, Latince’deki barbar kelimesi akademisyenlerin zannedildiği şekilde vırvır etmekten değil bu Ortadoğu sözcüğünden geliyor muhtemelen. Kuduz da bu kategorideki hayvanlardan yayılıyor. Köpeklerin toplanması bunları fazla etkilemeyecek çünkü belediyeler gündüz belediye sınırı dışına kayan bu hayvanların peşinden gidemez. Bunlar sabah namazı vaktine kadar kentlerdeki teröre devam edecekler.
Geriye kalan üçüncü grup da gariban mahalle köpekleri. Osmanlı İslam medeniyetinin temel unsurlarından bu hayvanlar, eskiden birbirinden net olarak ayrık olan mahallelerde güvenlik sistemi ve çocukların eğlence kaynağıydı. Her semtin kendi köpekleri olur, bunlar mahalleliyi tanır, gece kokusunu tanımadıkları yabancıları, hele yabancı köpekleri bölgeye sokmazlardı. Mahalleler şimdi çok değişti, kalabalıklaştı, dikine büyüdü ama köpekler kaldı.
Mahalle köpekleri genelde munistir, arada bir motokuryelere, çöp toplayıcılara havlasalar da uyurken kuyruğuna basılmazsa, bir anda korkmazsa insanlara, hele çocuklara saldırdıkları nadirdir. Dünyadaki diğer yerlerin aksine Türkiye mahalle köpekleri hem insanlarla hem de kedilerle iyi geçinirler. Anadolu çoban ırkı karışımlarından gelen bu hayvanları toplu taşıma araçlarında, bazılarını kafelerde insanların arasında görebiliriz.
Bu üç kategoriden insanları en az tehdit eden mahalle köpekleri, yukarıdaki nedenlerden dolayı fiilen etkilenecek, topluca imha edilecek grup. Onbinlercesi toplanacak, halen toplanmakta, belki zamanla yüzbinlere varacak, adına hayvan barınağı denen toplu kafeslere tıkılacak, biri gelip sahipleninceye kadar bir iki ay beklenecek, ardından zehirli iğneyle itlaf edilecek ve kimyasal imalat şirketlerine........
