SÖYLEMESİ KOLAYDIR, YAŞAMAYANA…
SÖYLEMESİ KOLAYDIR, YAŞAMAYANA…
Hz. Ali’ye, “Sizler namaz kılıyor, oruç tutuyor, ibadet ediyor, sorumlu, güvenli, duyarlı, güzel ahlaklı bir hayat yaşamak için kılı kırk yarıp habire uğraşıyorsunuz; oysa ya ahiret yoksa?” diyene Hz. Ali’nin cevabı;
— Senin dediğin gibi ahiret olmasa, ben sorumlu, ahlaklı, ibadetli ve edepli yaşamaktan ne kaybederim? peki ya ahiret varsa ki, mutlak var; işte o zaman kaybeden sen olursun. Zaten ahiret olsa da olmasa da kazanan hep ben, kaybeden sen olacaksın!… Bizim ibadetimiz, yalnız ahiret için de değil; dünya için, insanlar ve insanlık için, dünya ve varlıklar için ahlaklı, sorumlu, duyarlı, güvenli iyi bir insan olmamız içindir.
Bu dünyada Müslümanca yaşayamamanın tek büyük nedeni, tüm yaşanmışlıklarımızdan mutlak hesaba çekileceğimiz gerçeğini aklımıza, vicdanımıza, gündemimize almayışımızdır. Ama bakınca herkes, ahirete inandığını söylüyor; ama bu söylem, kimseyi Müslüman yapmıyor maalesef. Önemli olan ahirete/hesabın mutlaklığına iman etmektir. Yani hesaba çekileceğimiz bilinci ile sorumlu, duyarlı ve ahlaklı yaşamaktır. İnsanın sürekli yalan-yanlış iş yapmasını, konuşmasını, sorumsuz, duyarsız ve ilkesiz davranmasını engelleyecek tek çare, ahirete/mutlak adalete iman etmektir. Bir insan aynı haramları, hataları ve günahları sürekli işliyorsa, farzları (namaz, zekat, oruç, güvenilirlik, güzel ahlâk, sorumluluk vs.) hep terk ediyorsa, bu insanın ahirete/hesaba çekileceği gerçeğine........
