menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PARÇALANMIŞ İMANIN SİYASETTEKİ KARŞILIĞI

46 0
03.10.2026

PARÇALANMIŞ İMANIN SİYASETTEKİ KARŞILIĞI

Emretme alanında Allah Teâlâ’yı kabul etmeme, insanlığın içine düştüğü yeni bir inkâr türü değildir. Tarihte hep var olmuştur. Günümüzün bu bağlamdaki en önemli sorunu, hayatın genişlik alanında Allah’ın hâkimiyetini bilerek veya cehaletten dolayı reddedenlerin kendilerini hâlâ Müslüman saymalarıdır. Siyaset, hukuk, eğitim-öğretim, sosyal ilişkiler, iktisat ve diğer alanlarda Allah’ın hâkimiyetine sınırlama getirmenin insanı Müslümanlıktan çıkaran şer’î bir suç olduğunu insanların çoğunun bilememeleridir veya bilmelerine rağmen menfaatleri nedeniyle batılı içselleştirmeleridir. Elbette bu cehalette veya kasıtlı yanlış yapmakta ilim ehlinin büyük payı vardır. Zira ülkemizde Kur’an ve Sünnetteki tevhidin hakikati halkımızın seviyesine indirilerek yalın bir dille anlatılmadı. Tevhidin özellikle rububiyet alanı yeterince vurgulanmadı. Kelâm tarihi okutmakla akaid ilmi öğrenmek birbirine karıştırıldı. Kimse okuduğu kelâm tarihinde toplumun inanç yapısını veya kendinin îmanî durumunu göremedi. Ülkemizdeki Kelam ilmi akademisyenleri laiklikle ilgili gerçek değerlendirmeyi yapamadılar. Kemalizm ile alakalı bir şey söylemediler. (Hatta birçok kelam akademisyeninin bizzat kendileri sorunlar çıkardılar.) Yeni fırka, mezhep ve ideolojilerin itikadi hükümlerine dair ortaya bir hüküm koyamadılar. Fetva ehli sustu ve ümmeti aydınlatamadı.  Şunu da itiraf edelim ki bu konularla ilgili yeni çalışmalar yapılmadı ve ideolojilerin itikadi sonuçlarıyla ilgili nihai çıkarımlar netleştirilmedi. Veya netleştirilenler bile topluma deklare edilmedi. Bunun nedeni, ideolojik bir zemine oturan modern devlet, yapılacak itikadi bildirimle meşruiyetini kaybedecektir. Ona destek veren kitleler irtidat suçuyla karşı karşıya geleceklerdir. Bütün bunlarla ilgili metodik ve yerinde söylemi yapacak ehliyetli zevat olmadığı için toplum yanlış gidişinden rücu etmedi. Bunları konuşmakla tekfir hastalığı arasında ilgiler kurularak, bu kimselerin düştükleri itikadi yanlışlarla alakalı........

© Mir'at Haber