menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇOCUKLAR DA İRTİDAT EDERLER Mİ?

38 0
27.06.2026

ÇOCUKLAR DA İRTİDAT EDERLER Mİ?

Çocuklar, insana Allah tarafından bağışlanan nimetlerdendir. Bu nimetler de diğerleri gibi imtihan için verilmiştir.[1] Onların manevi ve maddi eğitimleriyle ilgilenmek ana-babaların en önemli görevleridir. Özellikle eğitim ve öğretimde din alanları ihmal edilmemelidir. Dünyanın etkin anlamda şirk kültürüyle yönetildiği ve Müslümanların “köpük” gibi olup özgül ağırlıklarını yitirdiği bir ortamda çocuklar Allah’ı ve emirlerini hakkıyla tanımaktan mahrum edilecek olurlarsa, hiç umulmadık bir zamanda farkında bile olmadan küfrü tercih edebilirler. İstemediğimiz hâlde kâfir anası-babası olabiliriz. Bu durum çok ağır bir imtihan ve ahirette ebedi ayrılık sebebidir. Bu ayrılığı yaşamayacak olan bahtiyar insanlar, imanı ve İslâm’ı tercih edip bu hâl üzerine ölebilen Müslümanlardır.

Burada şu hususu ifade etmeyi bir görev sayıyoruz. Peygamber Efendimiz çocuk eğitimine ve öğretimine çok önem vermişken Müslümanların bu konularda kurumlar oluşturmaması anlaşılır değildir. Dünyadaki bütün milletler kendi dinleri üzerine ciddi eğitimler verirlerken yıllarca din öğretiminin suç olduğu bir ülkede yaşayan Müslümanlar şimdi de yaşadıkları ülkenin siyasi anlayışının izin verdiği ve programının içerdiği kadar çocuklarına din öğretimi vermektedirler. (Esas tercihini ise siyaset her zaman Kemalizm’den yana yapmaktadır.) Yaşadıkları sistemin din öğretimi, dünya sistemine dini kullanarak çocukları entegre etmeyi amaçlayan bir programdır. Bu programların içeriğindeki iman alanı çok sınırlı tutulmaktadır. Resmî ideolojinin din eğitiminden geçen çocuklar Müslümanca düşünmek yerine ideolojik düşünmeyi tercih etmektedirler. Din, çocuklar için sadece bir nostaljidir. Sistem gerçek Müslüman yetiştirerek bindiği dalı kesmek istememektedir. Tüm siyasi kurumlar ülkemizde dünya ticaret merkezi ve onun işbirlikçisi resmî ideolojiden beslenince böyle hayırlı bir işi aslında sistemden beklemek safdilliktir. Müslümanlar kendi programlarını özgün bir şekilde kendileri vahiy merkezli olarak hazırlamak zorundadırlar. Ülkemizde İslâmcılığın geçmişini bir asra yaklaştıran oluşumların şimdiye kadar eğitim öğretim alanında ciddi bir şey söyleyememeleri ne kadar ciddiyetsiz olduklarının da bir göstergesidir. Bugün itibarıyla iddia ediyoruz ki Müslümanların tamamının eğitim konusunda ciddi ve inandırıcı bir hazırlıkları yoktur.

Resmî ideolojiye bağlı eğitim kurumlarının gayesi, dünya vatandaşı yetiştirmektir. Zaten bazı kurumların programlarında eğitimlerinin amacının “dünya vatandaşı yetiştirmek” olduğu açıkça beyan edilmiştir. Halkı Müslüman ülkelerin tamamına yakınında din sadece, kurulu sistemi rahatsız etmeyen, sistemle uyumlu yaşayıp problem olmayan,........

© Mir'at Haber