“DEVLET LAİK” DİYE ERDOĞAN İKTİDARINA GÜVENMEYEN İRAN’I AJANLAR TESLİM ALMIŞ!
“DEVLET LAİK” DİYE ERDOĞAN İKTİDARINA GÜVENMEYEN İRAN’I AJANLAR TESLİM ALMIŞ!
Bugün Ortadoğu’da esen fırtınaları, sadece kimin kaç füzesi olduğu veya hangi ittifakın ne kadar bütçesi bulunduğu üzerinden okumak büyük bir yanılgıdır. Elimizdeki teknik veriler ışığında baktığımızda; İran’ın konvansiyonel bir savaşta ABD-İsrail şer ittifakını askeri olarak tamamen yok etmesi, bugünün maddi şartlarında Rahmetli Erbakan’ın sağlığında yüzlerine karşı ifade ettiği gibi mümkün gözükmemektedir. Ancak önemli olan, İran’ın küresel müstekbirlerin kurduğu küresel zulüm nizamının zihinlerde ve sahada sarsılmasıdır.
İran’ın sergilediği karşı koyma iradesi ve başta Rehber Ali Hamaney olmak üzere sergilenen o sarsılmaz mukavemet hattı, gücünü laboratuvarlardan değil, doğrudan doğruya iman ve inanç kaynağından almaktadır. Bu dirayet, Batı’nın kutsadığı o kapitalist-emperyalist nizamı, tıpkı geçmişteki Sovyetler Birliği örneğinde olduğu gibi, bir iç çürümeye ve nihayetinde dağılmaya zorlayacak potansiyeli içinde barındırmaktadır.
Dünyayı bir “pazar”, insanı ise “tüketici” gören bu kokuşmuş nizam; karşısında geri adım atmayan, ölümü öldürmüş bir inanç duvarı bulduğunda, kendi mekanik dişlileri arasında yok olup gidecektir. İran’ın bu noktadaki duruşu, küresel nizamın sonunu hazırlayacak olan o “domino etkisinin” ilk taşı olabilir.
Fakat görmemiz gereken bir diğer “acı hakikat” daha var: İstihbarat zafiyeti. İran’ın dışarıya karşı gösterdiği bu şanlı mukavemetin en büyük yumuşak karnı, devletin kendi iç bünyesidir. MOSSAD ve CIA gibi şer odaklarının İran devlet mekanizması içerisinde bu denli etkin bir işlerliğe sahip olmaları, sadece bir “güvenlik açığı” değil, tam manasıyla bir vahamet........
