MÜMİN OLMA VASFI VE DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ
MÜMİN OLMA VASFI VE DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ
İnsan, düşünce ile kendi anlam hikâyesini kurar. Kendi yaşamının anlamını temellendirir ve ona göre hayatını düzenlemeye başlar. Düşünce insan olmanın olmazsa olmaz vasfıdır. Düşünce, insanı diğer varlık kategorilerinden ayrıştırarak onu belirleyici bir pozisyona taşır. Bu belirleyiciliği pozitif ve negatif boyut taşıdığını da açıkça ilan etmekte yarar var…
Düşünce, saf hali ile kişinin samimi bir şekilde olaya, olguya ve bir konuya yönelmesi ve onu samimiyet içinde anlamaya yönelerek hakkında bir kanaate sahip olma çabasıdır. Teknik düzeyde düşünce ve onun yöntemi üzerine birikim sahibi olmak bir ölçüye kadar düşünce açısından vazgeçilmez bir olgudur. Ancak, tarihe yön verecek ve insanlığın kaderini değiştirecek bir düşünce üretmek isteniyorsa, bunu ancak tam bir teslimiyet ve tam bir bağlılık üzerinden samimiyetle yönelmek ve ona göre psikolojik bir zemine sahip olarak sezgisel gücünü harekete geçirmekle mümkün hale gelir. Bir şeyin arka planını doğru okumak, anlamak ve yorumlamak için sezgisel olana olan ihtiyaç tartışılmaz bir karaktere sahiptir. Ruhunu kaybetmiş bir düşünce ile sadece teknik konularda bir noktaya ulaşmak mümkün ama yeni bir tekniği inşa etmek içinde sezgisel güç zorunluluk arz etmektedir. O yüzden kişi, sahip olduğu samimiyet vasfı ile düşünce ile giriştiği güven ve teslimiyet üzerinden doğru bir zemine sahip olabilir. Düşünce, ruhsal güç ile bağıntısı içinde kendini açar ve kişi oradan beslenir. Samimiyet ve ruhsal derinliği içinde tabii ki…
Mümin denilen insan; öncü olacak, insanları hayra çağıracak, münkirden sakındıracak bir şahsiyete sahip olan insandır. Böyle bir insanın imanı ise sadece sözle değil, Rabbiyle kurduğu bağın derinliğiyle ve kuvvetiyle ortaya çıkar. Bu derinliği sağlayacak olan kulluğun samimiyet ölçüsü içinde yoğunlaşarak varlık kazandığı zemin içinde kişinin muhayyile gücü ve akletme yeteneği doruğa çıkabilir.
Kulun samimi olması: Kişinin attığı her adımda Rabbinin kendisini gördüğünü, hatta Kuran’ın ifadesiyle Allah’ın kendisine şah damarından daha yakın olduğunu (Kaf- 16) idrak ettiği haldir(ihsan hali), işte o zaman samimiyet kapısı........
