Tarım ve hayvancılığa kısıtlama
Son yıllarda, kanun ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikler sebebiyle köylerin sosyal dokusunun bozulduğu; tarım ve hayvancılıkla iştigal eden köylülerin toprağını ekemez, hayvancılık yapamaz hale geldiği, hatta köyünü terk etmek zorunda kaldığını görmekteyiz. Bütün bu badireleri atlatabilen köylülerin bir kısmı ise yaşadıkları bölgenin “maden alanı ilan edilmesiyle” daha da mağdur olmakta, köyünü, toprağını terk etmek zorunda zorunda kalmaktadır.
Bir taraftan köylülerin elindeki mülklerin satışı hakkında yapılan değişiklikler, diğer yandan tarım arazilerinin imara açılması, köyleri sermaye sahiplerinin hedefi haline getirmiştir.
7 Nisan 1924 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 442 sayılı “Köy Kanunu”nun 87’nci maddesi yabancıların köylerden mülk edinmesini yasaklamaktaydı. 87’nci maddede “Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunmayan gerek şahıslar gerekse şahıs hükmünde olan cemiyet ve şirketlerin köylerde arazi ve emlak almaları memnudur (yasaktır)” denilmekteydi. 3 Temmuz 2003 tarihinde yapılan değişiklikle Köy Kanunu’nun 87’nci maddesi kaldırılmış ve yabancıların köylerden toprak almasının önü açılmıştır.
Köy Kanunu’na ilaveten 6302 sayılı “Tapu ve Kadastro Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” değiştirilmiş, 3 Mayıs 2012 tarihinde kabul edilen kanun ile Türkiye’de taşınmaz edinmek isteyen yabancı ülke vatandaşlarının mülk alımı kolaylaştırılmıştır. Yapılan değişiklikle, mütekabiliyet şartı kaldırılarak 183 ülke vatandaşının karşılık şartı aranmaksızın ülkemizden mülk ve toprak/arazi edinmesinin önü açılmıştır. Buna göre yabancı uyruklu kişiler eskiden 2,5 hektar (25 dönüm) arazi alabilirken, 03.05.212 yılında yapılan yeni düzenlemeyle 30 hektara (300 dönüm) çıkartılmış; Bakanlar Kurulu gerekli gördüğünde bunu 60 hektara (600) dönüme çıkartmaya yetkili kılınmıştır.
17 Ağustos 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile İmar Kanunu’nun 27. maddesi değiştirilerek “Köy yerleşik alan sınırı içerisinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz” hükmü getirilmiş; bu değişiklikle köy sınırları içerisindeki alanlara konut ve turistik tesislerin kurulmasına izin verilmiştir. Diğer yandan da iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin rayiç bedel üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığınca kiraya verileceği hükmü getirilmiştir.
Bunun özeti şudur: Bir taraftan Köy Kanunu, Tapu Kadastro Kanunu ve İmar Kanunu’nda değişiklik yapılarak köyün tarım........
