Peygambere karşı anti-propaganda ağları
İnsanın irade sahibi, şerefli ve en güzel biçimde yaratılması, meleklerin hazır bulunduğu bir ortamda ilk insan ve ilk peygamber Adem Aleyhisselam ve ondan yaratılan eşinin (Havva) tanıtılması; Allah-u Teâlâ’nın meleklerden saygı göstermelerini istemesi süreci neticesinde meleklerin itaati ve şeytanın isyanıyla yeni bir imtihan alanı oluşturulmuş, hakk ve batıl mücadelesi başlamıştır.
Şeytanın isyan ederek kâfirlerden olması, küfrün ve batılın simgesi haline gelişiyle başlayan hakk ve batıl mücadelesi, Adem Aleyhisselam ve eşinin yeryüzüne indirilmesinden sonra şekil değiştirerek yeryüzünde devam etmiştir.
Hakk-batıl mücadelesinde Allah’ın hâkimiyetini kısıtlamak ve yok etmek için bâtılın yani şeytanın çocuklarının ilk çağlardan beri çeşitli planlar yaptığı, planlarını uyguladıkları malumdur.
Şeytanın çocukları, Âdem’in çocuklarını her türlü hileyle batıla yönlendirme mücadelesinde en fazla mesai harcadıkları alan hiç şüphesiz, insanlığın rehberleri olmuştur.
Şeytanın çocuklarının yani batıl cephesinin, peygamberlerin İlahi öğretiyi insanlara ulaştırmasını engellemek için değişik yöntemler kullandığı görülmektedir. Bunlardan birisi “peygamberleri ilahlaştırmak”tır. Bir diğeri “Peygamberlere Allah’ın oğlu” iftirasıdır. “Peygamberleri yalanlama, iftira etme ve hatta öldürme” gibi yöntemleri de kullandıkları görülmektedir.
Üç tanrı inancı ve asli günah gibi paganik öğeler, Yaratıcı’nın öğretilerini tahrife yönelik çabalardır. Benzer çabalardan birisi de Hz. İsa’ya “tanrı” yakıştırmasıydı. Kur’an’da, “Allah, Meryem’in oğlu (İsa) Mesih’tir diyenler elbette kâfir oldular” (Maide Sûresi, 72) buyrulmaktadır. Hıristiyanlık pagan kültürle o kadar birleşmiştir ki Hz. İsa’ya bir taraftan “tanrı” yakıştırması yapılmakta bir yandan da, “Mesih (İsa), Allah’ın oğludur” (Tevbe Sûresi, 30) denilmektedir. Bundan hareketle Batı entelijansiyasının ileride kendi ideolojisini tanrısal öğretilere karşı ilahlaştırmasının baştan beri var olan güdünün, imkânlar ele geçince farklı kurgularla hayata geçirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yahudi kültürdeki din inancı da benzerdir. Hıristiyanların Hz. İsa’ya atfettikleri ilahlık vasfını Yahudiler Üzeyir’e atfetmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek şöyle anlatılmaktadır: “Yahudiler Üzeyr Allah’ın oğludur dediler, Hıristiyanlar da Mesih Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini), önceden kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl sapıyorlar!” (Tevbe Sûresi, 30).
Yahudilerin Üzeyir aleyhisselama “Allah’ın oğludur” demelerinden........
