menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye divanı

43 0
14.04.2026

Bismillâhirrahmanirrahîm!

SAADET Partisi’nin 19 Nisan günü Ankara’da yapacağı “Türkiye Divanı”nı çok önemsiyorum. Çalışma, insanlığın huzur ve barışa hasret kaldığı; insan kanı dökmenin sıradanlaştığı tarihin en büyük kırılma noktalarından birinde yapılıyor. Divana genel merkez çalışanları, YİK ve GİK üyeleri, il ve ilçelerin başkan ve yönetimleri, mahalle ve köy temsilcileri, sandık müşahitleri gibi tüm Saadetli kadrolar ve halk katılıyor.

Saadetli kadrolar, Türkiye ve insanlığa karşı sorumluluklarının gereği olarak bu divanı yapıyorlar. İşbirlikçi siyasiler elinde Türkiye’nin pasifize edildiğinin farkındalar. “İş başa düştü” anlayışıyla canla, başla, azimle çalışıyorlar. Bu toprakların “şehitlerin emaneti” olduğunun şuurundalar. Her Saadet Partisi kadrosu “emanet” şuuruyla görevinin başında!

Teröristbaşına statü kazandırarak “çözüm(!)” sağlanacağını sananlar var. Bunun için, “terörsüz Türkiye” söyleminin arkasına saklanıyorlar. Genel Başkan Mahmut Arıkan, Diyarbakır’da çözümü önerdi: “Terörsüz Türkiye” tanımı eksiktir. Türkiye’nin asıl ihtiyacı ‘Yaşanabilir Türkiye’ inşa etmektir. Bu sebeple kayyımlara, şafak operasyonlarına son verilmelidir.” (3 Nisan 2026) Hukuk devre dışı bırakılamaz.

Ana muhalefet, kafayı “ara seçim”le bozdu. Net olmayan, tartışmalı konularla uğraşıyor. Anayasa, TBMM üyelerinin yüzde 5’i boşalırsa ara seçime gidilir, diyor. Boşalan üye sayısı 8. Saadet Partisi’nin “seçim” görüşü şöyle: “Türkiye’nin ihtiyacı genel seçimdir. İktidar yoruldu ve bu yorgunluk Türkiye’ye yansıyor. Mevcut yönetimin ülkeyi daha müreffeh noktaya........

© Milli Gazete