menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni bir birliktelik mi hazırlanıyor?

9 0
wednesday

Son günlerde peş peşe karşıma çıkan bazı haberleri yan yana koyduğumda zihnimde ciddi soru işaretleri oluşuyor.

Belki yanılıyorum. Hatta inşallah yanılıyorum.

Ancak Türkiye gibi yıllardır terörle, darbelerle, provokasyonlarla ve toplumsal gerilimlerle uğraşmış bir ülkede yalnızca bugünü değil, yarını da düşünmek gerektiğine inanıyorum.

Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, uzun yıllardır aralarında husumet bulunduğu belirtilen Sarallar ve Şahinler ailelerinin temsilcilerini MHP Genel Merkezi’nde bir araya getirdiğini gördük. Bu buluşma MHP tarafından “tarihi bir kucaklaşma ve buluşma” olarak duyuruldu.

Aradan çok geçmeden bu defa Sedat Peker’in Türkiye’ye dönüşü gündeme geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’in, Peker ve ailesinin Türkiye’ye dönüşüne ilişkin açıklaması kamuoyuna yansıdı.

Bir başka görüntü de hâlâ hafızamda.

2024 yılında kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik çıkışını eleştirmişti.

Bu eleştirilerin ardından Alaattin Çakıcı’nın Ahmet Mahmut Ünlü’yü ziyaret etmesi dikkat çekmişti. Görüşme sırasında Ünlü’nün Çakıcı’nın elini öpmeye çalıştığı görüntüler de kamuoyuna yansımıştı.

Ben o gün de bu görüşmenin sıradan bir ziyaret olmadığı kanaatindeydim.

Bana göre Çakıcı’nın, Bahçeli’yi eleştirmesinin hemen ardından Ünlü’yü ziyaret etmesi, adeta bir “hizaya çekme” görüntüsü veriyordu. Elbette bu benim siyasi okumamdır. Ancak ziyaretin zamanlamasını ve sonrasında yaşananları yan yana koyduğumda bende oluşan kanaat budur.

Şimdi bütün bunları yan yana koyuyor ve soruyorum:

Yeni bir birliktelik mi hazırlanıyor?

Elimde kamuoyuna açıklanmış bir plan veya bunu ortaya koyan gizli bir belge yok.

Ancak yaşanan gelişmeleri, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu süreci ve bölgemizde yıllardır meydana gelen olayları yan yana koyduğumda, bunların tamamının birbirinden bağımsız gelişmeler olmadığına, daha büyük ve tek merkezden yönetilen bir planın parçaları olduğuna inanıyorum.

Bu benim kanaatim ve öngörüm.

Türkiye’nin sinir uçlarıyla mı oynanıyor?

Türkiye son derece hassas bir dönemden geçiyor.

Bir tarafta “Terörsüz Türkiye” adı verilen süreç yürütülüyor.

Diğer tarafta Abdullah Öcalan üzerinden yapılan açıklamalar toplumda tartışılıyor.

Ben tam da bu noktada şu soruyu soruyorum:

Acaba vatandaşlarımızın sinir uçları yıllardır tahrik edilerek Türkiye gelecekte çok daha büyük bir toplumsal gerilime mi hazırlanıyor?

Bir ülkeyi dışarıdan parçalamak kolay değildir.

Fakat o ülkenin insanlarını birbirine düşürürseniz, toplumsal fay hatlarını harekete........

© Milli Gazete