Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 173
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“En tekûlû / Söylersiniz diye” (Maide 19)
“Anneniz öldü, üzülürsünüz diye söylemeden çekindim” dersiniz. Yahut, “Anneniz öldü, üzülmeyesiniz diye söylemedim.” Burada “En”le gelen cümle böyledir.
Söylemeyesiniz diye şimdi size resul gelmiştir. Söylersiniz diye şimdi size resul geldi. Aynı manaya gelir. Söylemeye hakkınız olur.
Evet, 1400 sene önce Hazreti Peygamber gelip insanlığı hidayete götürdüğü halde, şimdi kimse gelmiyor. Beklenen Mehdi ve Hazreti İsa da ufuklarda görülmüyor. O zaman siz dersiniz ki; 1400 senedir Allah insanlığı unuttu, insanlık da onu unuttu, azdı.
İşte şimdi ufukta “Adil Düzen”le insanlığı kurtuluşa erdirme durumu gözüktü. Yeni peygamber yok ama onun yani Hazreti Muhammed’in halifeleri vardır; onlar onun söylediklerini söylemekte, onun yaptıklarını yapmaktadırlar. Bunların söyleneceği güne çok yaklaşmış bulunuyoruz. Artık bize kitap gelmedi, bize nezir gelmedi diyemeyeceksiniz.
Gelecekte ne/ler olacaktır?
“Adil Düzen”i de anlatan ve gerçekten ilmî olan okullar olacaktır. Batı’nın batıl inanışlarını değil, yalnız müsbet ilimlerini okutacaktır. Bu okullar anaokulları seviyesinden başlayacak, ilk, orta, yüksek ve akademik seviyelere kadar ulaşacaklardır.........
