"Müslüman’a kâfir diyen kendi kâfir olur"
Peygamber sözü: "Kalbinde imanı olan adama kâfir diyen kendi kâfir olur." Mahallelerde bunu çok söylüyorlar. "Sen ne kâfir adamsın, ne kâfirsin." Gülmek kabul etmek demektir, gülen de kâfir oluyor söyleyen de kâfir oluyor.
Hangi sözler küfürdür, hangileri değildir, bunları bileceksin. Küfrün şakası olmaz. Bir yere gideceksiniz, beş arkadaş anlaşmışsınız, yarın şu saatte şurada toplanalım, birleşelim, sonra kalkıp gidelim dediniz. Siz gelmişsiniz saatinde, arkadaşınız yarım saat sonra gelmiş. Ne diyorlar şimdi? "Ulan gâvur, yarım saattir seni bekliyoruz." Müslüman’a gâvur denir mi? Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, "Müslüman’a kâfir diyen kendi kâfir olur" diyor. Adam namaz kılmıyor, inkâr etmiyor. "Müslüman’ım" diyor, inkâr etmiyor. Fakat bayram namazına gitmiş, namaz kılmış. Bayram namazı cemaatle kılındığı için imamın okuduğu her şey cemaatin okuduğu oluyor. Bu adam Müslüman. Bayram namazını kılan adama kâfir diyemezsin arkadaş. Senin onu iyileştirmek, yetiştirmek görevin, o ayrı iş. Fakat kâfir diyemezsin. Şakayla bile diyemezsin. Ama bizim insanımız bu kelimeyi kullanıyor. "Ulan gâvur" diyor. İnsanlar bunları bilmiyor ama bunları öğreneceksin. Bilen adama soracaksın. Öyle ahkâm kesmeyeceksin. Bu sözü söylersen küfre düşersin. Peygamber sözü: "Kalbinde imanı olan adama kâfir diyen kendi kâfir olur." Mahallelerde bunu çok söylüyorlar. "Sen ne kâfir adamsın, ne kâfirsin." Gülmek kabul etmek demektir, gülen de kâfir oluyor söyleyen de kâfir oluyor. Ama bunları kim biliyor? Hocalar da bunlardan bahsetmiyor. "Temiz olun, birbirinizi sevin, kardeş olun" diyorlar. İyi de hocam, onlar da güzel de şu ana meseleleri anlatsana camide sen. Ama hoca anlatmadı diye kurtulamazsın. Birilerine soracaksın. Bunu bilen, ilmiyle amil kişilere sorun diyor Allah. Soracaksın. Böyle temel meseleleri bilmek zorundasınız. Bu konularda çok eksiğimiz var.
HUTBE OKURKEN KONUŞULMAZ, SELAM VERİLMEZ
Şimdi bir adam farzı öğrendi, iki farzı öğrendi. Dikkat et, öğrenmek yetmiyor. Öğrendikten sonra bunu arkadaşına öğretecek veya o öğrendiği farzla amel etti. İki farzı da yaptı. Arkadaşına öğretti laf arasında kalbini kırmadan. Öyle "hayvan, şu yaşa gelmişsin" demiyoruz biz konuşurken. Kendin de dün öğrendin ama böyle konuşmalar oluyor maalesef. Adamı gördüm, şahit oldum. Hutbe okurken konuşulmaz, selam verilmez. Biz bunlardan bahsediyoruz. Kaç senedir bizi seven, devamlı konuşmaya giden adam bunları bizden öğrenmiş. Arkadaşı Cuma’ya geldi, biz de içerideyiz. Adam altmış yaşında gelen adam yaşlı. "Selamünaleyküm" dedi. İçerdeki adam, "Hayvan, altmış yaşına gelmişsin, hutbe okurken selam verilmeyeceğini bilmiyor musun?" dedi, hiç böyle denir mi? Böyle konuşulur mu? Böyle konuşma, fitneye sebep olma. Yani ben biliyorum diye hava atma. Ben de bilmiyordum bu işi, öğrendim arkadaş, bunu söylemek yanlışmış. Kalbini kırmadan söyle. Böyle şeyler çok oluyor. Bunu kendin yapacaksın, başkasına öğreteceksin, fitne çıkarmadan.
ÜMMET-İ MUHAMMED OLMANIN ŞARTI
Mesela namaz konusunda, zekât konusunda, hac konusunda, oruç konusunda, tevekkül konusunda, Allah korkusu konusunda böyle öğreneceksin. Başkalarına da öğreteceksin fitne çıkarmadan. Haramdan sakınma konusunda böyle diyor Allah. Böyle bir farzı öğrendi, iki farzı öğrendi. Bunları yaptı, amel etti. Başkasına da öğretti. Allah bu kula merhamet etsin, rahmet etsin. Dua ediyor Peygamberimiz. Yani her Müslüman’ın görevi bu. Hocalara farz-ı ayndır. Ümmet-i Muhammed'den olmanın şartı budur. Kur'an'da ayet: "Siz en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emredersiniz ve kötülüğü engellersiniz." Kur'an'a, Peygamber sünnetine, dine uygun şeyi emredersiniz, aksini engellersiniz. "Bana ne ya, beni sokmayan yılan bin yaşasın" dersen, ümmet-i Muhammed’den olamazsın. Ümmet-i Muhammed olmanın şartı emr-i bil maruf nehyi anil münkerdir. Yani bir ben değil, müminler bizim elimiz kolumuz gibi yakın kardeşimiz. Onları da öğreteceğiz. Ama fitne çıkarmadan öğreteceğiz.
BU KONULAR MÜSLÜMANLARIN GÖREVLERİDİR
Evlenmişsen karına söyle: "Başını ört, bu haram." Bu Kur'an'da Allah'ın emri. Kadının yüzü, eli, ayağı hariç, saçını, boynunu, kulağını, gerdanını, koynunu, bacağını nikâh düşecek erkeklere göstermesi haramdır. Allah böyle buyuruyor. Duydun, biliyorsun. Bunu öğreteceksin kalbini kırmadan, Müslümanlara söyleyeceksin böyle fitne çıkarmadan. Biz hocalar devamlı söyleyeceğiz, bize farz-ı ayn. Sen de laf arasında, dedikodu yapmak kul hakkıymış, adam hakkını helal etmeden öbür tarafta kurtulmak mümkün değilmiş. Bak, bir farzı öğrendin, iki farzı öğrendin, yapıyorsun. Başkasına da öğretirsen Peygamber dua ediyor: "Allah ona rahmet etsin" diyor. Bu konular Müslümanların görevleridir.
