menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazze, mekân, kültür ve hafızanın tasfiyesi

8 0
14.10.2026

Tapan adlı bir Uygur Türk’ünün, Cengiz Han’ın katliamlarına yönelik şu sözleri direkt olarak kendisine söylediği anlatılır: “Siz, insanları öldürüp, toprağı boş bırakıyorsunuz. Hâlbuki devlet, insan ve topraktan meydana gelir. İnsansız devlet olmaz!”

Neredeyse her yazımızın gündeminde Gazze oluyor. Ancak bu, bir tercihten öte bir Siyonizm laboratuvarı şeklinde olmasından ötürü önem kazanıyor. Bakınız mekân, kültür ve hafıza kırımı ile ilgili bir yazı yazmak niyetim vardı… Ancak hani bir eylem pankartında olduğu gibi “Kusura bakma Gazze, asıl biz işgal altındayız” sözü aklıma geldi. Zira belki Gazze’yi bombalarla yok ettiler, silahlarla öldürdüler, ancak onun dışındaki tüm dünya Siyonizm’in inşa ettiği diğer argümanlarla mekân, kültür ve hafıza kırıma uğramaktadır.

Şöyle bir gerçeklik var; bugün Gazze’de tanık olduğumuz süreç, küresel vicdanın ve uluslararası sistemin gözleri önünde cereyan eden, Batı Asya’nın sınırlarını aşarak tüm dünyanın sosyopolitik ve ekonomik dengelerini yeniden sarsan tarihsel bir kırılma noktasıdır. Ekranlarımızda normalleşen ve hatta izlemek bile istemez hale geldiğimiz görüntüler artık askeri bir harekâtın (bu ifademi dikkatle yazıyorum, zira bunlar ne devlettir ne de katilleri asker) ya da bölgesel bir şiddet sarmalının ötesinde; uluslararası hukukun, insani değerlerin ve küresel adaletin temellerinin ciddi biçimde sarsıldığı çok katmanlı bir yıkım tablosunu gözler önüne sermektedir. Karşımızda; bir halkı, tarihini, yaşanmışlıklarını ve o coğrafyada nefes alan insanların hepsini ve o insanların geçmişten geleceğe taşıdığı kolektif varlığı haritadan silmeyi hedefleyen bilinçli, sistemli ve katmanlı bir tasfiye stratejisi bulunmaktadır.

Kartel mi dersiniz, ana akım medya mı dersiniz? Ancak Siyonizm’in kuklası olduğu kesin olan bu medya kuruluşlarının seçmiş olduğu dilin kirliliğini unutmamız gerekiyor. Bu noktada tabii ki özellikle ifade etmem lazım kırıntı mesabesindeki bir kesim dışında bizim ülkemizdeki basınımız dikkatli davranmıştır, onun baskısı bunun bir şeyi ne dersek diyelim belli aklıevvel dışındakilerin hepsi İsrail rejiminin katliamlarına karşı durmuştur. Bunun yanında uluslararası diplomasi koridorlarının soğuk dili, yaşananları genellikle "askeri bilanço" ya da "istatistikler" üzerinden okumayı tercih ediyor. Ancak istatistik vermek kolaydır; rakamları sıralamak, soyut kavramların arkasına saklanmak son derece konforludur. Oysa unutulmamalıdır ki, rakamlara dönüştürülen her bir sayı; bir insanı, yarım kalmış bir hayattır. Bu bilanço yalnızca bugünün yaşam hakkını gasbetmekle kalmayıp, gelecek nesillerin hafızasını, köklerini ve yaşamsal zeminini de doğrudan ortadan kaldırmayı........

© Milli Gazete