Danışıksız Dövüş
Bazı iddialar vardır. Ne iddia sahibinin işine yarar ne de iddiaya konu olan kişilere. Belki sadece o iddiayı birilerinin kulağına fısıldayanların işine yarar. Bu iddialar tekrarlandıkça hakikate benzer bir görünüm kazanırlar. Hele hele bu iddiayı ortaya atanlar kendi kamuoylarında söz sahibi kişilerse bu durum daha da vahim bir hal alır. Ama şu var ki; tekrar, hakikatin değil çoğu zaman stratejik bir amacın ürünüdür. Bunun için yıllardır Türkiye’de belli çevrelere hitap eden kişilerin her İran mevzusunda takındığı tavrı az çok biliyoruz. İran’ın gerek Filistin meselesindeki yaklaşımına olsun gerekse ırkçı emperyalizmin taleplerine karşı takındığı tavra olsun sürekli soru işareti oluşturma gayretleri gözlerden kaçmıyor.
Bunun en büyük propaganda aracı “Sen görünene bakma, aslında bunlar birlikte iş tutuyorlar, bunlar danışıklı dövüş yapıyor” sözleridir. Siyasetçisinden yazarına, cemaat liderinden aktivistine kadar birçoğunun bu tür söylemi insanları etkisi altına alınabilecek bir propaganda diline dönüşüyor. İran tarihinden, İran siyasetinden, mevcut yönetimlerinin fikri zemininden haberdar olmayan kişilerin bu propagandaya çanak........
