Mutlak Dizaynı
Türkiye’de siyaset ile hukuk arasındaki gerilim, çoğu zaman yalnızca normların çatışması değil; meşruiyet alanlarının yeniden dağıtılması meselesidir. Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” tartışmaları da tam olarak bu eksende okunmalıdır. Çünkü burada mesele yalnızca bir parti içi seçim prosedürü değil; hukuk kavramlarının siyasal alanı yeniden düzenleme kapasitesidir.
“Mutlak butlan” kavramı, klasik hukuk teorisinde en ağır hükümsüzlük biçimini ifade eder. Bir işlemin baştan itibaren yok hükmünde sayılması anlamına gelir. Teknik olarak bu kavram, kamu düzenini ağır biçimde ihlal eden, emredici hukuk normlarına açıkça aykırı işlemler için kullanılır. Dolayısıyla bir kurultayın “mutlak butlan” ile sakatlanmış olduğunun ileri sürülmesi, yalnızca usul hatası iddiası değildir; kurultayın hukuk düzeninde hiç doğmamış sayılması anlamına gelir.
Fakat tam da burada kritik soru ortaya çıkar: Bir siyasi partinin kurultayı, hangi ölçüde özel hukuk alanının, hangi ölçüde anayasal-siyasal alanın parçasıdır?
Çünkü siyasi partiler sıradan dernekler değildir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarında da vurgulandığı üzere siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu nedenle parti içi süreçlere ilişkin yargısal müdahaleler yalnızca teknik hukuk meselesi........
