menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Kışa fatura, saraya sofra”

6 0
11.02.2026

Maliye Bakanı Sayın Şimşek çıkıp dedi ki: “Havalar kötü gitti, enflasyon yükseldi.”
Bu cümle bir anda memleketin dört bir yanında yankılandı. Kimi güldü, kimi öfkelendi, kimi de “artık diyecek söz kalmadı” deyip sustu. Eleştiriler şiddetliydi, tepkiler sertti. Ama gel gör ki, işin bir tarafında Sayın Bakan haksız da sayılmazdı.

Evet, insanlar üşüdü.
Evet, insanlar dondu.
Evet, odun bulunamadı, kömür ateş pahası oldu.
Evet, doğal gaz faturası geldi mi evin bereketi kaçtı.
Elektrik desen zaten ayrı bir yangın yeri… Fakirin cebini değil, yüreğini yaktı.

Soğuk vurdu camları
Fatura yaktı canları
Kış mı suçlu, düzen mi
Kim düşündü yoksulları?”

Şimdi soralım açık açık: Kış bu memlekete ilk defa mı geldi? Kar ilk defa mı yağdı? Soğuk ilk defa mı bastırdı? Eğer mesele mevsimlerse, yazın da ayrı bir hikâye yazılır o zaman. “Bu yaz çok sıcak geçti, domates pahalı, enflasyon azdı.” “Bu yaz güneş yakıcıydı, klimalar çalıştı, elektrik arttı, enflasyon zıpladı.”

E peki biz ne yapacağız? Mevsimi mi değiştireceğiz? Güneşi mi söndüreceğiz? Kışı mı yasaklayacağız? Bu döngü ilahidir. Kimsenin elinde değildir. Ama ekonomiyi bu döngülere bu kadar mahkûm eden anlayış beşeridir.

Enflasyonun gerçek sebebi soğuk hava değil, soğuk ekonomi politikalarıdır. Borçla dönen, faizle ayakta duran, üretimi değil tüketimi pompalayan bir sistemin sonu bellidir. Bugün yaşadıklarımız tesadüf değil, tercihlerin sonucudur.

Hatırlayalım… Bir zamanlar bu ülkede “havuz........

© Milli Gazete