menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan ve Fetih

10 80
18.02.2026

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bu yıl da 1447 Hicri yılının Ramazan’ını idrak edeceğiz. Ramazan ayının birçok özelliğinin yanında bu ayın en büyük özelliklerinden birisi de fetih ayı olmasıdır. Bu ayda, Bedir Savaşı, Mekke'nin fethi, Tebük Gazvesi, Kadısiye Savaşı ve Aynicalut Savaşı gibi muharebelerden Müslümanlar zaferle çıkmışlardır. Çünkü Ramazan oruç, cihat, Kur’an, terbiye ve fakirleri gözetme ayıdır. Ramazan, Kur’an’da zikredilen tek ay ismidir ve manası konusunda türetildiği kök bakımından üç görüş vardır. 1. görüş: Yaz sonunda, güz mevsiminin başında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur anlamında “ramda” kelimesinden alınmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi, Ramazan ayı da müminleri günah kirlerinden temizler. Nitekim Peygamberimiz (S.A.S.) şöyle buyurmuştur: “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, Müslim) 2. görüş: Güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması anlamında olan “ramad” kelimesinden alınmıştır. Böylesi kızgın taşlarda yürüyenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker. Bunun gibi, oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, meşakkat çeker, içi yanar. Kızgın yer, orada yürüyenlerin ayaklarını yaktığı gibi, Ramazan da müminlerin günahlarını yakar, yok eder. 3. görüş: Kılıcın namlusunu veya ok demirini inceltip keskinleştirmek için yalabık iki taşın arasına koyup dövmek anlamına olan “ramd” kelimesinden alınmıştır. Bu aya Ramazan isminin verilmesi de Arapların bu ayda silahlarını bileyip hazırladıklarından dolayıdır. Bu ayda mümin kendisini cihada hazırlar. Rabbimiz bu ayla ilgili olarak şöyle buyurur: “Ramazan ayı, içerisinde insanlar için hidayet rehberi, doğruyu gösteren açık belgeleri kapsayan ve hak ile batılı birbirinden ayıran kitap olarak Kur’an’ın indirilmiş olduğu aydır…” Peygamberimiz ise şöyle buyurur: “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır ve zincire vurulur.” (Buhari, Müslim) Ramazan ayına “on bir ayın sultanı” denilmiştir. Bu anlamlarıyla Ramazan ayı, cehaletin bütün kirlerinden, şerrin her türlüsünden arınma, İslam’ın aydınlığına ulaşma ayıdır. Kur’an ayıdır, sabır ve sebat, ilim ve irfan, fakirleri gözetme ayıdır. Ramazan ayı cihat ve eğitim ayıdır.

Ramazan ayı, Kur’an ve cihat ayıdır. Bu ayla ilgili Erbakan Hocamız şöyle der: “Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim inzal buyurulmuştur. Kur’an-ı Kerim, bütün insanların saadeti demektir. Bu sebepten dolayı sadece fakirleri değil bütün zulüm görenlerin hepsini, herkesi, bütün insanların mesut olmasını temin etmek görevimizi, yaşadığımız bir aydır. Bütün insanlığın saadetini temin etmek üzere elimizden gelen gayret ve çalışmayı yapmak mecburiyetindeyiz. Bu hususta yeryüzünde adil bir düzenin kurulması gerekir. Bugünkü faizci kapitalist nizam, fakiri fakir, zengini zengin yapan, bir ezen ve ezilen düzenidir. Zulüm, gözyaşı ve insanlara bütün her türlü felaketleri getirmekten başka bir mana taşımamaktadır. Bu sebepten dolayıdır ki yeni bir dünya kurulması ve adil düzene geçilmesini asli görev olarak edinmemiz ve bu yolda bütün gücümüzle çalışmamız lazımdır. Böylece yeni bir dünya kurarak, insanları sömürülmekten kurtarmak, hürriyetlerine kavuşturmak, birtakım insanları köle olmaktan kurtarmak, diğer yandan adil bir düzen kurarak, bugünkü faizci kapitalist nizamın sömürüsünü ortadan kaldırmak, fakirleri, fukaraları düşünmek, tek kelimeyle iyi insan olmak için üzerimize düşen görevleri yapmak mecburiyetindeyiz. Müslüman demek, iyi insan demektir. İyi insan demek; “hayrunnas men yenfeunnas” insanların hayırlısı başkasına faydası, iyiliği dokunandır. Kendi kendine iyilik olmaz, başkasına iyiliğimiz dokunacak ki insan olacağız. İslam dini, iyilik dinidir, saadet dinidir, bütün insanların saadetinin tek çaresidir. Bunun ispatı bütün tarihtir. Asırlar boyu İslam tatbik edildiği zaman insanlar saadet içinde yaşadılar.” Erbakan Hocamız, bu değerlendirmesinde, Ramazan ayında müminlerin zulmün ortadan kalkması, adil bir düzenin kurulması için her zamandan daha farklı olarak yoğun bir cihadın içinde olmaları gereği üzerinde durmuştur.

Ramazan ayı, müminler için bir eğitim ve öğretim ayıdır. Din ve düzen olarak İslam’a teslim olmuş müminler; Kur’an’la sunulan adil hayat düzenini yaşamak için, muhtaç oldukları bedeni ve ruhi eğitimi, Ramazan ayında daha yoğun olarak almaya çalışırlar. Namaz dinin direğidir, cihat ise zirvesidir. Ümmetin en hayırlıları Kur’an’ı, muhtevasıyla öğrenen ve onu başkalarına öğretmeye çalışanlardır. Müminler kendilerini ve nesillerini Kur’an’la eğitirler. Namaz kılmayan, oruç tutmayan, zekât vermeyen, Allah yolunda cihat etmeyen, genç, ihtiyar, kadın erkek hiçbir insanda hayır yoktur. Müslüman, benim hayatımda Kur’an ne kadar etkili, İslam ne kadar hâkim diye sorar ve kendi nefsini bu ayda, diğer aylardan daha fazla hesaba çeker. İbadet, hilafet, emanet, imaret görevlerindeki sorumluluğunu düşünür. İbadet; Yüce Rabbimizin namaz, oruç, zekât, hac, hayra çağrı, müminlerle beraberlik, adalet ve cihat gibi her bir emrini uygulamaktır. Hayatı bir bütün olarak İslam’la yaşamaktır. Hilafet; İslam’ın mesajını bütün insanlığa duyurmaktır. Emanet; Allah’ın verdiği nimetleri, İslam nimetini muhafaza etmektir. İmaret; Adil Düzen ve yeni bir Saadet dünyasını kurmaktır.

Bu ay, Kur’an’ın indirildiği ay olarak ifade edilmiştir. Bu ay, aynı zamanda oruç ayıdır. Peygamberimiz’in ifadesiyle müminler için oruç bir kalkandır. Bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilen Kadir Gecesi bu ay içerisindedir. Fıtır sadakası vermek, bu aya mahsus bir ibadettir. Müslümanlar genellikle zekâtlarını bu ay içinde vermeyi âdet edinmişlerdir. Bu ayda her şuurlu mümin; Kur’an’ı daha iyi anlamanın, hayatlarını Kur’an’la şekillendirmenin derdini taşır.

Selam hidayete tabi olanlara…


© Milli Gazete