Elde olan ve elden çıkan imkânlar
Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Müslümanların ve insanlığın dünya hayatıyla ilgili unutmamaları gereken hakikat, bu hayatın bir imtihan hayatı olmasıdır. Bu hayatın tek sahibi ve yaratıcısı olan Allah, bizim neyimiz olur?
Kâinatın sahibi ve maliki olan Allah’ın rızası olan İslam, bizim için neyin ifadesidir? Hadid 22-23: “Ne yeryüzünde ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musibet, afet ve hastalık yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphe yok ki bu yazılması gerekenler, ne kadar çok olursa olsun, Allah’a pek kolaydır. Bu gerçeği iyi bilin ki, elinizden kaçan iyi ve güzel şeylere üzülmeyesiniz ve elinize geçen iyi ve güzel şeylerle de, boş yere şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip küstahça davrananları sevmez.” Bu ayet, Allah’ın kuvvet ve kudretini beyan ettiği gibi, O’nun varlıklar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğunu da ifade eder. Ve ayrıca bu ayet, biz insanların nimetlerle de imtihan edildiğimizi, elimizden gidene üzülmememizi, elimizde olanla da şımarmamızı emreder. Allah’ın verdiği imkânlardan dolayı gururlanmak, kibre kapılmak insana yakışmaz. Allah’ın, müminlere verdiği nimetlere şükretmeli, o imkânları en iyi şekilde Allah’ın rızası istikametinde değerlendirmelidir. Bakara 274: “Mallarını Allah rızası için gece ve gündüz, gizli ve açıkça infak edenler, mükâfatlarını Rablerinin katında göreceklerdir. Onlara ne korku vardır ne de üzülürler.” Müminler, Allah’ın verdiği nimetleri Allah yolunda harcar. İmkânlarından dolayı şımarmaz, kimseye hava atmaz, gururlanmaz, malıyla övünmez. “Benim şuyum var, buyum var” diye kimseye reklâm yapmaz. İmkânlarını kardeşleri için kullanmayan hiçbir kimsenin Müslümanlığı faydalı olmaz. Veren de, alan da Allah’tır. Sebe 39: “De ki: Rabbim kullarından dilediğine rızkı bolca verir ve gerekirse kısar, daraltır.........
