Asrın belaheti
Baştan belirtmek gerekir ki Amerikan emperyalizminin bir ülke halkını (herhangi bir toplumu) bombalamak için mazerete ihtiyacı yoktur. Bunu fütursuzca yapar; çünkü yapabiliyordur. Önünde bir engel bulunmaz. Kimi zaman kişisel tahallutu örtbas etmek için, kimi zaman kaynak sömürmek için, kimi zaman silah denemek için sağa sola saldırmakta beis görmez. Zaten ondan sadır olacak kötülüğü bir sorgulayan da yoktur. Aksine makul karşılayan, vicdan sorgusuna kalkışmayıp haklı çıkarmaya çalışan, kendince mazeretler uyduran yığınlar, kitleler, gruplar bulunur. Afganistan için ikiz kuleye, Irak için demokrasi eksiltisine, Suriye için eski bir teröristin birden mücahit kesiliveren meşruiyetine hep bu gönüllü sözcüler mazeret bulur. Başarı onların başarısı, ortaklık onların ortaklığı, dostluk onların dostluğudur.
Bu topraklarda Amerika'nın sesi şayet bomba olarak yankılanmazsa reel politik, stratejik ortaklık, Ortadoğu ya da Yakınbatı projesi diye kayda geçer. Tevile başvurmaksızın gönüllü dâiler sözü alır; etnisiteden girip ulusal kaygılardan dolanıp, mezhepten çıkar... Arada Gazze söz konusu olursa HAMAS'ın ortada hiç sorun yokken ansızın terör çıkarıp gül gibi huzuru bozuşu, Mısır için İhvan’ın adımlarını doğru atmayıp sert kayaya toslayışı, Suud’un sahiplerine yaranma telaşı, İran'ın her halükârda yanlış yapışı gibi teşrihe ihtiyaç duyulur!
Doksanlarda “Müslümanın çeşitleri; dervişleri, entelleri...” diye söylenen terkibin........
