menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toprak evlatlarımıza doydu

21 0
21.04.2026

Çocukluğumdan beri çocukların ağlamalarına ağlamak ile karşılık veririm. Ağlamak bir reflekstir göğün nezdinde… Dolarsa kahır, çile, ızdırap, fitne, fesat, kan yeryüzünde… Tabii olarak yağar rahmet… Bir silkelenme… Bir yuğma gibi… Sobalı bir hanede plastik bir leğenin içerisindeki evlada atılan son kese gibi… Karakoç’un diriliş eri gibi belki de… Hele ki sabilerin ağlaması… Canları kamaştığı zaman ağlar çocuklar... Son raddede… Yardım isterken… Bilinenin aksine kısa sürelidir, süt karşılığı akıtılan gözyaşı… Genelde çocukların keyfi yerinde iken ağlamazlar.

Bir çocuk ağlıyorsa bir sorun vardır. Bir çocuk bağırarak ağlıyorsa büyük bir sorun vardır. Bir çocuk feryat ederek ağlıyorsa çok büyük bir sorun vardır. Çocuklar turnusol kâğıdıdır insanlığın… İyi babaların iyi evlatları, duygusal hanımların duygusal evlatları olur. Özgüvenli ise çocuk, konforlu bir yaşama delalettir. Adamsa, zor bir hayata… Şımarıksa, ahmak ebeveynlere, psikopatsa anne babasızlığa… Bir toplumun eğitim seviyesini, genel kültürünü, fikri hayatının kalitesini çocukları üzerinden değerlendirebilirsiniz hâsılı… Ama konumuz bu değil.

Soru şu… Neden Müslüman çocuklar her yerde ağlıyor? İslam’ın altıncı şartı ağlamak mı? O çocukların kafalarına çarptığı için kapı kollarını döven babaları yok mu? Müslüman anneler neden örmüyorlar kız çocuklarının saçlarını? Neden Müslüman anne ve babalar daha az yaşarlar? Neden yetimlik veya öksüzlük, olmazsa olmaz bir meziyet gibidir mahallelerimizde? Neden İslam coğrafyasının çocukları erkenden büyümek zorunda kalırlar? Neden on yaşındaki çocuk, üç yaşındaki kardeşinin hayatta kalmasını sağlamak ile vazifelendirilir? Bunca acı… Bunca ızdırap… Bunca gözyaşı… Neden?

Çocukların ağlaması üzerine çalışan bir bakanlık kurulmalı her ülkede… Hangi çocuk aç uyumuş… Hangi çocuğun canı çikolata çekmiş de alamamış… Hangi öksüz, arkadaşının annesinin onu okula bırakmasına özenmiş… Hangi çocuk sağlık problemlerinin pençesinde kıvranıyor… Hangi çocuk bağımlılıklarının kurbanı olmuş… Hangi çocuk aile içi çeşitli travmalara maruz kalmış… Hangi çocuk bisiklete binmeyi öğrendiği mahallesini terk etmek zorunda kalmış… Hangi çocuğun ata ocağı bombalanmış… Hangi çocuklar ve öğretmenleri sınıf arkadaşları tarafından silahla vurularak öldürülmüş… Çocukların Ağlamasını Engelleme Bakanlığı’nın tek gündemi olmalıdır. Özellikle Müslüman ülkelerde bu bakanlık acilen kurulmalıdır.

Bu kış neden bu kadar yağış var zannediyorsunuz? Son zamanlarda dünya üzerinde o kadar çok Müslüman şehit oldu ki… Bunların büyük çoğunluğu çocuklar… Rabbim onların pürü pak şehit kanlarının yüzü suyu hürmetine, zalimlere karşı dövüşebilmemiz adına bize mühlet veriyor. O kâfirler de bu mühletten istifade ediyor. Biz bir süre daha zalimlerin bu zulmüne karşı hakkın kesin zaferini ilan edemezsek, korkarım ki bugün şehit kanlarının bereketi olarak yorumladığımız bu yağışlar, yarın kâinatı yerle bir etmek ile görevlendirilecektir. O zaman da o şehitlerin intikamını alamadığımız için, her bir damla her bir şehit namına yeryüzünü kahr-u perişan edecektir.

Çocuklar ağlamaya, toprak evlatlarımıza doydu. Sen bizi şehadetle dinlendir ya Rabbi… Allaha emanet olunuz.


© Milli Gazete