menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AK Parti’nin serencamı ve Yeni Parti’nin “yeni” sorunu

38 0
14.09.2026

Ülkemizin siyasi yapısı; “dava” partileri ve “şahıs” partileri olarak ikiye ayrılabilir.

Dava partileri; Millî Görüş’ün temsilcisi Saadet Partisi ve geçmiş partileri, MHP, CHP gibi belirli bir düşünceden beslenen ve zeminleri olan partiler olarak sıralanabilir.

Şahıs partilerinin en önemli temsilcisine ise ANAP diyebiliriz.

Özal’ın kurduğu parti, Özal ile birlikte yok olup gitti.

Günümüzde ise AK Parti bu sınıfı temsil ediyor.

Aslında kuruluş aşamasında AK Parti de kısmi olarak şahıs partisiydi.

Millî Görüş’ün bölünme sürecinde Recep Tayyip Erdoğan tek başına hareket edip, Bülent Arınç, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Mehmet Ali Şahin gibi Erbakan Hoca’nın anlamlar yüklediği isimler topluca hareket etmeseydi AK Parti’nin de ölü doğacağını söyleyebilirdik.

Yani aslında AK Parti başlangıçta bir kadro partisi gibi sunuldu, “kadronun etinden sütünden yararlanıldıktan sonra da” şahıs partisine evrildi.

AK Parti’nin sonunu da yaşayanlar görür “Tayyip Erdoğan sonrası” diye adlandırılan süreç çok uzun sürmez.

Her ne kadar hesap yapan çok sayıda isim olsa da AK Parti artık Tayyip Bey’e göbekten direkt bağlı. Yaşama şansı da Tayyip Bey’in direkt kendisine bağlı.

Benzer bir süreci bu günlerde Yeni Parti de yaşıyor.

CHP’de yaşanan........

© Milli Gazete