menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ali Haydar Haksal'ın oruç çağrısı

13 0
02.03.2026

Kendimizle aramıza koyduğumuz mesafeleri kapatmak için büyük bir fırsat bulmanın ilahi lütfuyla; Ramazan günlerinde, oruç saatlerindeyiz. Camilerimiz cıvıl cıvıl, pide kuyruklarımız uzun, ikramlarımız, infaklarımız ve ibadetlerimiz gani gani… Bu aksiyonlarımızın geçici bir durum olmayıp bilgi ve şuur temeline dayalı olması için bir önceki yazımızda iki kitap tavsiye etmiştik. Üçüncü tavsiyemiz olan Ali Haydar Haksal hocamızın "Oruç Çağrısı" kitabını da önemine binaen müstakil bir yazı ile ele almak istedik.

Ali Haydar Haksal’ın bu kitabını okuyunca, sanki Üstat Sezai Karakoç’un Samanyolunda Ziyafet eserini okuyor gibi olursunuz. Gerek oruç ibadetine yaklaşımı gerekse kitabın dili, sizi ziyadesiyle bu hissiyata sevk eder. Kitap, şiirsel diliyle sizi satır aralarında dinlendirir. Orucun o muazzam iklimi hücrelerinizi kuşatınca, ibadetin ruhuyla baş başa kalırsınız. Yazın başkadır orucun güzelliği, baharın başka... Güzün yapraklar dökülürken başka şeyler anlatır oruç, kışın kar yağarken başka.

Oruç Çağrısı’nda; "Orak Ayında Oruç", "Yaprak Kesiminde Oruç", "Gurbette İlk Oruç" gibi yazılarla hocamızın bireysel iklimine girerken toplumsal olandan da kopmazsınız:

"Zamanın daraldığı, insan kanının oluk gibi aktığı, acımasızlığın sağanak gibi Müslümanların üzerine yağdığı bir zamanda hoş geldin. İnsanın birbirini tanımadığı, unuttuğu, yadsıdığı; yorgunluğun ve bezginliğin egemenleştiği bir zamanda ruhlarımıza........

© Milli Gazete