Minnettarız Pezeşkiyan
Adam gibi adam, mâşallah, sübhanallah!
Yerinde ve zamanında güzel bir mektup yazdı. Amerikan halkına yönelik fevkelade anlamlı bir mektup... teşekkür ediyoruz. Peygamberin izinden gitmek işte budur.
Gerçi Peygamber Efendimiz, devlet reislerine göndermişti mektubu. Onları tebalarıyla (halkıyla) birlikte İslâma davet etmişti. Aksi takdirde tebalarının günahları da boyunlarına olur diye uyarmıştı.
Mesela Bizans kralı Heraklius'a şu mektubu göndermişti: 'Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah’ın kulu ve peygamberi Muhammed’den Bizans İmparatoru Herakleios’a. Hidayete uyanlara selâm olsun. Seni İslâm’a çağırıyorum. İslâm’ı kabul et ki kurtuluşa eresin ve Allah da ecrini iki kat versin. Eğer kabul etmezsen halkın günahını sen çekersin...'
Mektubu alan Heraklius, muhtemelen İslâm'ı kabul etti ancak cesaret edip açıklayamadı.
Bugün Müslüman liderlerin de yapması gereken budur. Yani ecnebi devletlerin yöneticilerini tebalarıyla birlikte İslâm'a davet etmelidirler. Ama neredee? Her biri adeta bâtıl zihniyetin kuklası olmuş. Bırakın daveti, Kur'an'a ters düşme gafletinde düşüp, onlarla dost oluyorlar. Kur'an'ın ifadesiyle onlardan oluyorlar. Bunda da herhangi bir beis görmüyorlar.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyen'a dönersek o onlar gibi yapmıyor. O, peygamberin modelini uyguluyor. O, Amerikan halkına mektup yazarak her birini ayrı ayrı İslâm'a adeta davet ediyor. Çünkü başlarında tımarhane kaçkını bir sapık ve de yamyam bir deli var. Zamanın Firavunu adeta. Tövbe tövbe Firavuna dua okutturur bu manyak...
Pezeşkiyan şu mektubu yazdı Amerikan halkına:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
İran, ismi, karakteri ve kimliğiyle insanlık tarihinin en eski kesintisiz medeniyetlerinden biridir.
Küresel güçlerin işgaline, istilasına ve sürekli baskısına maruz kalmasına ve komşularının birçoğuna karşı askeri üstünlüğe sahip olmasına rağmen İran hiçbir zaman bir savaş başlatmamıştır. Ancak kendisine saldıranları kararlılıkla ve cesaretle püskürtmüştür.
Gururlu tarihleri boyunca tekrarlanan dış müdahaleler ve baskılar karşısında bile İranlılar, hükümetler ile yönettikleri halklar arasında her zaman net bir ayrım yapmışlardır. Bu, İran........
