Zulüm ve işkence dersleri
Modern zamanların Batı dünyasının aymazlığında, insanlık büyük bir işkence altında. Bunu sadece bir çevreye hasretmek çok da sağlıklı değil. İnsanlığın gözünün önünde süregelmekte ve süregidecek savaşlara, çatışmalara bakıldığında normal bir seyir içinde olmadığı bir gerçek. İnsanlığı yöneten, çekip çeviren, yönlendiren güçlerin sınır tanımazlıkları mizaçları ve karakterleri ortaya koyuyor. İnsanların durumları kimi hayvanlarla karşılaştırırlar. Merhum Cahit Zarifoğlu’nun şu iki dizesini çok severim. “Çekip mavzerler çıkardılar oyluk etlerinden / Durdular ite çakala karşı yârin kapısında” Bu dizler ışığında Batı düşüncesinin mensuplarını it ve çakal ile tanımlamak bile yakışık almıyor. İnanışımızda bu tip insanlar hayvandan da aşağı olarak tanımlanır. Merhum Necip Fazıl, Elâzığ’daki konferansında dinlemiştim insanlığın aşağılık hâlini tanımlarken “belhum adal” demişti, hayvandan aşağı. Sesi kulaklarımda hâlâ.
İslâm inanış ve düşüncesinde savaşların hem bir ahlâkı hem de bir hukuku var. Efendimiz, savaşlara gidildiğinde, özellikle uyarılarda bulunur. Yaşlılara, kadınlara, çocuklara, sivillere, hayvanlara, meyve ağaçlarına dokunulmaması önerisinde bulunur. İnsanlığın hakları koruma altına alınır. Savaş anında........
