İnsanlığı kuşatan sanal salgın
İnsanlığın yeni süreci ya da yeni yüzyılı sanal dünyanın tam anlamıyla kuşatmasıdır. Ailenin, okulun, sokağın çevre kültürünün etkisini yitirdiği yepyeni bir dünyada bulunuyoruz. Bu dünya âdeta büyülü bir etki uyandırıyor. Aynı zamanda insanlığı kaos ve karmaşaya, içinden çıkılamayacak bir bataklık ya da gayya kuyusuna sürüklüyor. Genel anlamıyla insanların kimi durumlarda çok yönlü yararlandığı bir gerçek. Ne ki asıl sorun, insanlığın denetimsiz bir dünyaya doğru sürüklendiği gerçeği.
Modern dünyada insanlık için asıl büyük tehlike budur. Dinin, medeniyetin, kültürün, aile ahlak ve anlayışının, mahalle veya kent ruhunun etkisiz olduğu bir süreç. Çok basit gibi görünenlerin zamanla nasıl sonuçlara doğru hızlı bir evrilme geçirdiği görülüyor. Bununla kalınmayacak, daha vahim sonuçlara doğru da sürüklenilecek.
Ortaokul veya lise düzleminde yaşanan şu son olaylar birçok şeyin habercisi. Çocuğun denetimini eline geçiren bu kaos bakalım daha neler yaptırtacak.
Siyasal gerilimleri bahane edip saldırıda bulunanlar sadece bunu bir gerekçe olarak görüyorlar. Sekülerler, solcular ya da genel anlamda Batıcılar söz konusu kurumların başında olsalar neyi değiştirecekler? Dinî terbiyeye dayalı bir ahlâk öngörüleri olmadığından hangi ahlâkî tutumlarla insanları etki altında ya da denetim altında tutacaklar? Kendi dünyalarının haramları nedir, yasakları nedir? Bunlar varsa onları etkisiz ve geçersiz kılacak ne gibi bir kuralları olacak? Yasalar, insan hayatında ne kadar sınırlayıcı ve etkileyici olur? Alkolü, kumarı, bahisleri, uyuşturucular, zehirli nesnelerin kullanımının yasal düzlemde oluşu, bunun bir insan hakkı olduğunu söyleyenler nasıl bir öneride bulunabilirler?
Müslümanlar için İslâm ahlâkının önemi hayatın hemen bütünü içinde yoğunluk kazanır. Günümüz siyasal cepheler ya da oluşlar, kişiler İslâm ile doğrudan özdeş kılınamaz. İster kapitalizm veya diğer izm’lerin egemen olduğu bir toplumu yönetenler sosyalist, liberal, milliyetçi, Müslüman olması neyi değiştirir? Namazında, niyazında, tesettürlü Müslümanlar bu mevcut yapının nesi üzerinde etkili olabilirler? Mevcut olanlar değil de diğer kesimlerde olanlar neyi değiştirebilirler? Kapitalizmin en ağır koşullarıyla yönetiyorlar bu ülkeyi.
Çocuklar diji dünyanın ayrıntıları içinde geziniyorlar. Kendilerini kuşatan diğer durumlar da onların bu ortamlara yönelimini ve hatta içinde oluşlarını hazırlıyor. Ergen çocuk bir dünyanın ruh hâlinden besleniyor. Ortam onu öylesine etkiliyor ki bir anda bilincini yitirmiş gibi saldırganlaşıyor. Aslında bu bilinç beynin iyice kuşatma altında olmasından kaynaklanıyor. Çocuğun üzerinde hiçbir eğitimin, aile kültürünün etkisi kalmıyor. Bir bakıyorsunuz benzer durum dünyanın bir başka ülkesinde de yaşanıyor.
Müslümanlar için çocuğu ve aileyi koruyacak bir terbiye, İslâm inanç ve düşüncesinin doğal bir biçimde zorlamadan verilmesidir. Zoraki eğitimler veya dayatmalar ters tepiyor. Özellikle kapalı olan kimi eğitim kurumlarındaki vahim durumlar da yaşanmıyor değil. İnsan doğası, çocuğun enerjisini boşaltması doğasında olursa sağlıklı olabilir. Yoksa o enerji sıkıştırması başka vahim sonuçlara da neden olabiliyor.
Sekülerlerin hedef tahtası hâline getirdikleri bu yaşanmışlıklar çok da yanlış değil.
Aşırılıklar daima zorlayıcıdır. İnsan doğasına aykırıdır. İslâm edep ve inancı yaşayışı zorlamalarla sağlanamaz.
Dünya çok hızlı bir değişim geçiriyor. Medeniyetlerin, kültür ve inanışların etkileri giderek azalıyor.
Müslümanlar insanlık için en dengeli olabilecek olan doğal yaşama tarzıdır. İnsanlar arasına uçurum koymayacak, her insanı kendi gibi bilecek, hak ve adaletten sapmayacak, sevgi ve merhameti yaşayacak ve yaşatacak. İnsanları etkileyen en önemli davranış insan olma ve örnek olmadır. İslâm ahlâkını bir bütün olarak yaşamasıdır. Gösterişten, kibirden, aşırılıklardan kaçınmasıdır. Önce insan ve kul olduğunu unutmamasıdır.
