menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kavanoz!

7 1
09.02.2026

Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN-BİR-DER) Genel Başkanı Muhittin Yıldırım Hoca, TV5'te, Mustafa Aydın'ın sunduğu Mihent Taşı programında oldukça dikkat çeken bir anekdotu paylaştı. Okuyalım;

"Bir mübarek zat vardı. 1983 yılında Milli Eğitim Bakanlığı müsteşar yardımcısı idi. Ankara'da 1. caddede otururdu. Ben kendisini ziyaret ederdim, yaşlılığında. Bana kütüphanesini gösterdi. Bir vakıf kurdu. 1929 yılında Çaykara'da büyük bir sel oldu. O selden dolayı Of müftüsünün yazdığı mektubun Osmanlıcasını bana verdi bu mübarek zat. Ben o mektubu bugünkü Türkçeye çevirerek o mektuptan 30 bin adet Trabzon'da dağıttım. Çok eskiden, bundan 25-30 sene önce... 1983 yılında Milli Eğitim Bakanlığı müsteşar yardımcısı olan o abimizin soyadı (İsmail Hakkı) Bakkaloğlu idi. Ziyaretimde dedim ki, "Bana hiç hatıralarını anlatmıyorsun..." O zaman dedi ki bana, "Sana bir hatıramı anlatayım. Kavanoz hatırası..." Dedim ki, "Nasıl bir hatıra bu kavanoz hatırası?" Şunları anlattı bana Bakkaloğlu;

"Ben görevde iken İngiliz Kültür Ataşesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bir yazı yazdı. 'İngilizce bilen ve İngiltere'yi gezmek görmek isteyen şu kadar İngilizce öğretmenlerinizi kültür seyahati anlamında İngiltere'ye götürmek istiyoruz' diye. Biz İngilizceyi iyi bilen Milli Eğitim Bakanlığı mensuplarından bir grup ayarladık. Ben de o grubun başındayım. Bizi İngiltere'ye götürdüler. Londra'yı gezdik, başka şehirleri gezdik. 15 günlük bir program. 15. günde, Türkiye'ye dönmeden önce en son bizi bir Yaşlılar Yurdu’na -biz Darülaceze diyoruz- götürdüler. Biz de Yaşlılar Yurdu’nu gezdik, İngiliz yaşlılarla konuştuk, sohbet ettik. Hayatlarının nasıl olduğunu gördük. Onların içinden birisi vaktiyle Türkiye'ye gelmiş, gitmiş. O yaşlı İngiliz'e dedim ki, 'Şu vitrinde bulunan kavanozlarda ne var?' Hemen döndü, kavanozlara baktı ve dedi ki, 'Her kavanozun üzerinde isimleri var' dedi. Kavanozları göstererek, 'Bak bu dedemin babasının kavanozu!' Allah Allah dedesinin babasının ne kavanozu olabilir ki dedim, içimden.

Devam etti, yaşlı İngiliz. 'Dedemin babası burada, Yaşlılar Yurdu’nda vefat edince tabutla birlikte yaktılar, külünü bir kavanoza koyup dedeme gönderdiler, dedemden de babama, babamdan da bana kaldı!'

Baktım ortalık kavanoz dolu. Hep ölülerin küllerinin bulunduğu........

© Milli Gazete