Erzincan notları...
Annemin rahatsızlığı sebebiyle bir süredir Erzincan'dayım... Öncelikle annem için değerli okurlarımdan dua rica ediyorum...
Millî Gazete’nin çıktığı günden bu yana abonesi…
O kadar ki, ameliyat masasına giderken bile yatağında Millî Gazete ile görüntülenmişti, hatırlayacaksınız…
İsmail abimiz, gazetede dikkatini çeken yazı ve haberleri kesip saklayan bir Millî Gazete virtüözü adeta…
Yılmak, yıkılmak, yenilmek nedir bilmeyen, usanmaz, bıkmaz, yorulmaz bir Millî Görüş sevdalısı…
Tam bir aşk ve heyecan adamı…
Erzincan’ın köklü ailelerinden…
Millî Görüş’ün Erzincan’da yıkılmaz kalelerinden…
Değerli kardeşlerim, Erzincan'ın sevilen işadamlarından Mustafa Meydan ve Hikmet Meydan'ın babaları...
Erzincan'da bulunduğum süre içinde İsmail Meydan abimizle, Buğday Meydanı'nın hemen bitişiğinde sohbet etme imkânım oldu.
Peki, İsmail Meydan bu sohbette neler anlattı? Okuyalım;
* "1980 öncesi yıllar... Millî Görüş'ün yegâne partisi olan, Erbakan Hocamızın liderliğindeki Millî Selamet Partisi'nin (MSP) efsane hizmetlerde bulunduğu, koalisyon ortağı olduğu dönem... Erbakan Hocamız Başbakan Yardımcısı. Geçenlerde vefatının sene-i devriyesini idrak ettiğimiz merhum Şevket Kazan da o hükümette Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı idi... Ben de o yıllarda Almanya'daydım."
* "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şevket Kazan'ın bir konferans için Almanya'ya geleceği ilan edildi. Biz hemen tabii gerekli girişimlerde bulunduk, teşkilata haber saldık ve hazırlıklarımızı yaptık. Merhum Şevket Kazan geldi. Bir ekiple birlikte, Millî Görüş teşkilatıyla Frankfurt'a doğru ilerliyoruz. Konferans Frankfurt'ta idi..."
* "Frankfurt'a doğru ilerlerken namaz için bir beldede mola verdik. Heyette bulunan bazıları namaz için abdest alma mahalli arar sorarken, yanımıza kadar gelen merhum Şevket Kazan'dan şu cümleyi işittik; "Abdestsiz cihad olur mu? Abdestsiz cihada çıkılır mı?" Merhum Şevket Kazan'ın bu cümlesini hiç unutmadım, unutamadım. Bu vesile ile merhum Bakanımıza Allah'tan (cc) bir kez daha rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun!"
* "Bu hatırama şunu da ekleyeyim; dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı merhum Şevket Kazan'ın Frankfurt'ta konferans verdiği salon tıklım tıklım doldu. Konferanstan hemen sonra Şevket Bey katılımcıların sorularını da cevapladı. Bazı tezviratçılara ve salonda belli ki nifak çıkarmak isteyen bazılarına gereken cevapları da verdi? Hatta onlardan birisi ayetin mealini hatalı yansıtınca merhum Kazan hemen müdahale etti ve yanlışı derhal düzeltti. Çok verimli bir konferanstı ve biz Almanya Millî Görüş Teşkilatı olarak merhum Bakanımıza sonraki programlarında da eşlik etmeye devam ettik..."
*** Güzel bir sohbetti... Millî Görüş’ün Erzincan’da yıkılmaz kalelerinden ve çınarlarından olan İsmail Meydan abimize hayırlı, sağlıklı ve uzun ömürler temenni ediyorum...
TARIM VE HAYVANCILIK ZORDA!..
Memleketimizin hemen her köşesinden tarım ve hayvancılık alanında neredeyse aynı sesler geliyor;
- "Zor durumdayız, verdiğimiz aldığımızı karşılamıyor, her sene içeri giriyoruz, elde avuçta da kalmadı, ne yapacağımızı, nasıl bir yol takip etmemiz hususunda şaşırmış durumdayız..."
Memleketimizin bu köşelerinden biri de Erzincan...
Nereye gitsek, kiminle konuşsak hemen hemen aynı dertlerden muzdarip Erzincanlı...
* Erzincan köylüsü zor durumda...
* Erzincan'da hayvancılıkla geçimini sağlayanlar bir arayış içinde...
* Erzincan'da tarımla uğraşanlar, farklı tedbirlerin acilen alınması gerektiği konusunda ağız birliği etmişler...
Tarım ve hayvancılık alanında en çok dile getirilen madde şu:
- "Akaryakıt ve gübre fiyatları uçtu gitti! Ürettiklerimizle, ortaya koyduklarımızla değil bir kenara bir şeyler atmak, borçlarımızı ödeyemez hale geldik..."
Peki, ne yapmak lazım?
Öyle ya, ortada bir sorun varsa bunun bir halli olmalı!
Havancılık ve tarımla geçimini temin edenler şunun altını ısrarla çiziyor:
- "Özellikle akaryakıt ve gübre fiyatlarında devlet çiftçiyi sübvanse etmeli... Aksi halde tarım ve hayvancılık ölüyor..."
Ben bir bakıma Erzincan'daki çiftçilerin, hislerine, duygularına, görüşlerine tercüman oldum.
Gerisi yetkili isim ve makamların işi...
ERZİNCAN'DAN FARKLI NOTLAR...
* Erzincan Ovası, Şeker Pancarı ile meşhur... Uzun bir süredir Erzincan Ovası, şeker pancarına hasret! Zira, şeker fabrikaları satıldı ve yıllar öncesinde yürürlüğe konulan uygulama ile şeker pancarı ekimi sınırlandırıldı... Erzincan Ovası, şeker pancarı ile yeniden kucaklaşmak istiyor! Erzincan Ovası'ndan sessiz ve sakin akıp giden Karasu Nehri, eskiden olduğu gibi bu verimli topraklarla buluşmayı hasretle beklemekte... Hemen her platformda konuşulan konulardan biri bu.
* Erzincan-Erzurum yolu üzerinde ve diğer yönlerde Erzincan Ovası... Ovada uçsuz bucaksız arazi bomboş yatıyor. Tamam, ilin tanıtımı için, kültürel folklorik değerleri için, farklı spor etkinlikleri için elbette yatırım yapılsın ama o Kızılderili atasözünü de unutmadan ve de akıldan çıkarmadan; "Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde, beyaz adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak!.."
* TOKİ... Toplu Konut İdaresi... Ülkemizin birçok noktasında konutlar inşa etti, etmeye de devam ediyor. Erzincan ve ilçelerinde de çok sayıda konut üretti, TOKİ. Erzincanlının bu manada bir talebi var TOKİ'den! Bu talep şöyle:
"TOKİ acaba şehrimizde geniş bir bahçesi olan dubleks villalar inşa edemez mi? Bu evler, daha ziyade emeklilerimizin artık son dönem hayatını daha rahat geçirebileceği evler olmalı. Ödemeleri ve taksitleri de uygun olmalı... Bu yapılamaz mı?"
TOKİ yetkililerine bu talebi buradan duyurmuş olayım...
