menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital Çağın Yetim Bıraktığı Çocuklar

10 0
19.04.2026

Çocuklar artık sadece bilgiyle değil; öfke, yalnızlık ve yönsüzlükle büyüyor. Okul koridorlarında duyulan her silah sesi, aslında geç kalınmış bir çağrının yankısıdır.

Bugünlerde art arda gelen haberler, hepimizi aynı sorunun etrafında topluyor:

Bir çocuk nasıl olur da bir okula silahla girer?

Bu soruya verilecek cevap, tek bir başlıkla açıklanamayacak kadar derin.

Çünkü ortada bir “anlık taşkınlık” değil; birikmiş bir sessizlik, ihmal edilmiş bir duygu ve yönsüz bırakılmış bir zihin var.

Hiçbir çocuk doğuştan şiddetin öznesi değildir. Şiddet, çoğu zaman görülmeyen, duyulmayan ve anlaşılmayan bir çocukluğun son dilidir.

Bu yüzden meseleyi sadece “suç” olarak tarif etmek, gerçeği eksiltir. Bu bir toplumsal çözülme ve daha da önemlisi bir anlam kaybı meselesidir.

Dijital çağ çocuklara sınırsız bilgi sundu; ama aynı ölçüde sınırsız bir karmaşa da bıraktı.

Artık çocuklar yalnızca oyun oynamıyor; şiddeti izliyor, tekrar ediyor ve zamanla normalleştiriyor. Gerçek ile kurgu arasındaki çizgi silikleşiyor. Empati, ekranın soğuk yüzeyinde eriyor.

Ancak burada asıl mesele teknoloji değil.

Asıl mesele, rehbersiz bırakılmış bir zihin.

Bir çocuk, yönlendirilmeden maruz kaldığı her içerikle aslında kendi karakterini inşa ediyor. Ve biz çoğu zaman bu inşayı uzaktan, sessizce izliyoruz.Kırılma noktası burada başlıyor.

Modern........

© Milat