Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (328)
“Hatay hareketi, millî misak siyasetinin inkârı değildir. Burası millî misak hududuna dahil bir sahadır. 1920 Ankara muahedesile Fransaya ancak emanet edilmiş, Fransız müstemleke idaresinin bu emaneti suiistimal etmesi, sözlerini tutmaması, eski Kilikya istilâ siyasetini canlandırarak memleketimizin bütün varlığını cenuptan tehdit etmesi üzerine, ancak millî misakın icabı yerine getirilmiştir.
“Atatürkün bütün halis imanı; dünya yüzünde sağlam bir sulh ve emniyet kurulması, Türkiyenin bu gidişte canlı bir rol oynaması ve dürüstlüğü ve tokgözlülüğe örnek teşkil etmesi yolundaydı.
Mustafa Kemâl: “Hitler ve Mussolini, şak̆îlerdir! Bunlar tevk̆îf edilmelidir!”
“Habeş harbi sırasında ağzından bizzat işittiğim şu sözleri her zaman kulağımda çınlar:
‘- Hitler ve Mussolini, dünyanın emniyetine karşı suç işlemiş şakilerdir. Dünya jandarmaları böyle adamları birer suçlu gibi tevkif edecek vaziyete gelmedikçe insanlık rahat edemez.’
“Son zamanlarda, ortaya, ‘Kıbrıs meselesi’ diye bir mesele çıkmıştır. Bunu sevgi ile tetkik edelim, makul icaplarını yerine getirelim. Fakat coşkun hisler yüzünden Millî Misak siyasetimizde gedikler açılmamasına dikkat edelim. Bunu yapmazsak, millî siyasetimizin en mukaddes bir an’anesini, millî varığımızın en esaslı temel taşını tehlikeye düşürmüş, seksen bin Kıbrıs Türküne yardım edelim derken, yirmi milyon anavatan Türkünün varlığına el uzatmış oluruz. Ortaşarkın biricik emniyet ve istikrar âmilini de kendi elimizle yıkarız. Komşularımızda bizim istilâ iştihalarımız hakkında endişeler uyandırır, dostluk kapılarını kaparız.
“Kıbrıs’ın Türkiyeye ilhakı gibi hisse dayanan bir hareket hiç açılmamalıdır. İki yüz küsur bin Rumu idaremiz altına alarak, yeni bir İmparatorluk çağına doğru adım atılmamalıdır. Bu mesele ancak dünyanın müşterek emniyet siyasetinin, millî misak an’anelerimizin ve İngiltere ve Yunanistanla olan münasebetlerimizin çerçevesinde mütalâa edilmelidir.
“Kıbrıs’ın ilhakı gibi hisse dayanan bir hareket hiç açılmamalıdır! İki yüz küsur bin Rumu idaremiz altına alarak yeni bir İmparatorluk çağına doğru adım atılmamalıdır!” hezeyânını savuran Zehirli Kalem… O, Müslümanlar tarafından, dâimâ, Neyzen Tevfik̆’in “Şu bizim dönme dolap Ahmed Emîn / Dîn-ü-Îmânımıza çatmadadır… / Başımız ağrımaz etsek yemîn: / Vatanı beş kuruşa satmadadır…” mısrâlarıyle hatırlanacaktır…
“Hislere kapılarak ilhâk diye bir cereyân açmaktan ve Millî Mîsâk rûhunu zedelemekden mutlakâ geri durmak l̃âzımdır!”
“Lozan muahedesi mucibince Kıbrıs üzerindeki haklarımızı İngiltereye devrettik. İngilizlerin Kıbrıs idaresi, halkın rahatını temin etmiştir. Eğer müttefimiz İngiltere, bu adaya ait mes’uliyetlerine devam etmek istiyorsa,........
