menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Biçilmiş ot gibiyiz

44 0
30.07.2026

Konstantin Korobov’un “Agnus” adlı tablosu gibi hayatımız… Tabloda aç kurtlar tarafından ısırılan kuzunun yüzünde en ufak bir acı belirtisi yok. Üstelik direnmiyor, sakin ve telaşsız…

Kurtlar dişlerini geçirmiş ama en ufak bir kan izi de görünmüyor. Yedi aç kurdun bir kuzuya saldırdığı tabloda her bir kurt, açlığı, kibri, öfkeyi, aç gözlülüğü, kıskançlığı, şehveti temsil ediyor olmalı.

Masumiyete, saflığa, insan oluşa ve fıtrata yapılan saldırılar ve korkunç bir teslimiyetle buna direnç gösteremememiz. Ne acayip bir zamana denk geldik.

Kafka, ‘bundan böyle iyilik ve adaleti derin bir sessizlik içerisinde ve sanki suçmuş gibi sağlayacağız’ derken çok haklıydı. Tüm değerlerin altüst olduğu bir dönem bu. Büyük bir değer yıkımı ile karşı karşıyayız.

Her taraftan saldırı var. Aileye, insan masumiyetine, adalete, iyiliğe ve aşka dair ne varsa bozuluyor. Bunun planlı ve sistematik bir şekilde yapıldığını hepimiz biliyoruz. Hazin olan, bir kuzu gibi sakin ve direnç göstermeden bunu kabullenmemiz…

Modern çağın gürültüsü içerisinde kaybolup gidiyoruz.

Dün, “The Life of David Gale” filmini ikinci kez izledim. Film, idam cezasını tartışan sıradan bir film gibi gelebilir ancak filmin asıl meselesi;........

© Milat