‘’Masumiyetten Şiddete’’ Bir Neslin Sessiz Trajedisi.
Okul kapısından içeri giren bir çocuğun sırt çantasında kitap yerine silah taşıdığı bir dünyada yaşıyorsak, artık bireysel trajedilerden değil, sistemsel bir trajediden söz ediyoruz demektir.
Bu tür olayları yalnızca “psikolojik sorunlar” başlığı altında geçiştirmek hem kolaycılık hem de sorumluluktan kaçıştır. Çünkü bu çocukları o noktaya getiren yalnızca bireysel ruh halleri değil; ekonomik sıkışmışlık, sosyal kopuş ve en önemlisi eğitim sisteminin derin yaralarıdır.
Her şeyden önce psikolojik boyutu ile Çocuk dediğimiz birey, kimliğini inşa etmeye çalışan, anlaşılma ihtiyacı en yüksek varlıktır. Ancak bugünün çocukları, duygularını ifade edebilecekleri alanlardan giderek mahrum bırakılıyor.
Okullarda rehberlik servisleri çoğu zaman yetersiz, öğretmenler sınav yetiştirme telaşı içinde öğrencinin iç dünyasına temas edemiyor. Aileler ise sosyal ve ekonomik sorunlarla boğuşuyor.
Sonuç? Görülmeyen, duyulmayan, anlaşılmayan bir nesil. Bu bastırılmışlık zamanla öfkeye, o öfke de kontrolsüz davranışlara dönüşebiliyor.
Ekonomik sebeplere baktığımızda tablo daha da karanlık. Gelir eşitsizliği, işsizlik ve gelecek kaygısı artık yalnızca yetişkinlerin değil, çocukların da gündeminde. Bir çocuğun “Ben büyüyünce ne olacağım?” sorusuna umutla cevap veremediği bir ülkede yaşıyoruz. Eğitim, bir çıkış yolu olmaktan çoktan çıktı; aksine, rekabetin ve elenmenin aracı haline geldi. Parası olanın daha........
