menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kültürel mirasımız: Türküler - 2

10 0
12.02.2026

-Emri Olur-

​Daha önce kültürel mirasımız olan türkülerimizle ilgili bir yazı kaleme almış ve türkülerimizle ilgili bir yazı serisine başladığımızı belirtmiştik. İlk yazımızda türkü kavramının kendisiyle ilgili genel bir bilgilendirme yapmış; ilerleyen zamanlarda da türkülerimizin hikâyesine, melodisine, tınısına, anlamına, bizde bıraktığı etkisine ve spesifik özelliklerine dair yazılar kaleme almaya çalışacağımızı sizlerle paylaşmıştık.

​Söz konusu türkü olunca Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun “Türküler Dolusu” şiirinin şu dizelerine değinmeden olmaz:

​“...Şairim şair olmasına

Canım kurban şiirin gerçeğine hasına

İçerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum

Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter

Eğri büğrü, kör topal kabulüm

Şairim

Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası

Ayak seslerinden tanırım

Ne zaman bir köy türküsü duysam

Şairliğimden utanırım...”

​Şiirin tamamını okumanızı tavsiye ederim.

​Bu yazımızda ise sözü ve bestesi Mustafa Cihat'a ait olan, anlam olarak beni çok etkileyen “Emri Olur” eserine değineceğiz.

​“Emri Olur” ezgisini ilk olarak gençlik yıllarımda, sözü ve bestesi kendisine ait olan Mustafa Cihat'tan dinlemiştim. İlk dinlediğim zamanlarda bir aşığın sevgilisine yazdığı dizeler olarak düşündüğüm eserin hikâyesini öğrenince çok şaşırmıştım. Bir aşk türküsü diye düşündüğüm eser; Peygamber........

© Milat