menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

8 0
13.06.2026

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih’teki Suffa’da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin...

Aydınlık, asûde bir bahar günüydü, Fatih’te Fevzi Paşa Caddesi’nde yürüyorum. Münire Daniş’le buluşup, Fatma Barbarosoğlu’nun konuşmasını dinlemeye gideceğiz. Buluşacağımız yere doğru giderken gördüm onu. Süreyya Abla üzerinde her zamanki siyah feracesi ve omuzlarından aşağı inen siyah örtüsü, sert ve hızlı adımlarla önümde yürüyordu. Onu hemen tanıdım zira onu tanımamak mümkün değildi. Yürüyüşündeki heyecan, dik ve kararlı adımları, yere sağlam basması, güçlü duruşuyla hemen seçilirdi. Şair “Seçkin bir kimse değilim” dese de o seçilirdi ve seçkin bir kimse idi. Süreyya Abla bizim için, seksen ve doksan kuşağı için âdeta izini sürebileceğimiz bir Süreyya yıldızı gibi hep önümüzdeydi. “Nuruyla karanlığı delen” anlamına gelen ismiyle müsemma bir yaşantısı oldu. Hep karanlıkları delmeye, aydınlığa, umuda, ümide, direnişe, haksızlıklara karşı başkaldırıya davet etti arkasından gelenleri ve kendi kuşağını.

ÇİLELİ VE UMUTLU BİR HAYAT

Fatih Fevzi Paşa Caddesi’nde yürürken önümden rüzgâr gibi geçip giden ve zorlukla durdurup arabaya davet ettiğimiz Süreyya Abla yirminci yüzyılda bir hanım sahabe gibiydi o an benim için. Yıllar geçmiş de olsa onun duruşunu, seminerlerdeki heyecanını ve hiç kimseden çekinmeden sağ parmağını kaldırıp yanlış gördüğü bir durumda itirazını yükseltmesini hep gıpta ile izledik. O, muhteşem muhalefetti her daim.

Norşin’den, Suffa’ya uzanan hikmet kuşanmış, irfani bir yaşantının izleğinde Anadolu sıcaklığından vazgeçmeden, ilmek ilmek dokunmuş bir ilim yolculuğu… Azimle, samimiyetle, teslimiyetle, fedakârlıkla, merhamet sakası gibi yalnız ve çaresiz kalmış genç kızlara kucak açan bir mücahide Süreyya Abla... Hem de en zor zamanlarda… Şark medreselerinde mayalanan yüreği, İstanbul’un maneviyat kuşanmış kutlu semti Fatih’te Suffa’nın sımsıcak minderlerinde, yokluğun ama maneviyatın coşkunluğuyla bereketlenen ilim sofralarında, Kur’an’dan, Peygamberimizin sünnetinden aldığı kutlu ilhamla örülmüş, çileli ama umutlu bir hayattı onunkisi…

ZOR ZAMANLARIN KUTLU LİMANI: SUFFA

Öğrenci evlerinin çoklukla bulunduğu Fatih’te bir kurtuluş evi gibi açıldı Suffa. İmanını yaşarken, teslimiyet duraklarında, yeri geldiğinde ailesini, devleti karşısına alıp üniversite kapılarına dayanan kızların durağı Suffa. Yaşadığı dönemde, zorda kalmış, güçlükler yaşamış, ailesi ve çevresi tarafından anlaşılmamış, yaşadığı tüm zorlukları aşarken sığındığı kutlu bir liman gibi herkesi içine alan, büyülü, sıcak,........

© Milat