Sessiz çoğunluğun sesi olmak: Vicdanın ve kalemin ağır yükü
Toplumlar, sesleri en çok çıkanların, meydanları dolduranların ya da ekranlardan aralıksız konuşanların gürültüsüyle yönetiliyor gibi görünür.
Oysa her kalabalıkta, her gürültülü cümlenin arkasında görünmeyen devasa bir kitle vardır: Sessiz çoğunluk. Hayatın kaygılarıyla boğuşan, ekmeğinin peşinde koşan, şikayet etmek yerine sabretmeyi seçen ve adeta hayatı omuzlarında taşıyan milyonlar...
İşte bu sessiz kalabalığın hislerine tercüman olmak, onların duyulmayan fısıltılarını birer çığlığa dönüştürmek, yazan ve düşünen insanlar için en büyük sorumluluktur.
Görünmeyeni Görmek, Duyulmayanı Duymak
Sessiz çoğunluğun sesi olmak, popüler akımlara kapılmak ya da kalabalıkların rüzgarına göre yön değiştirmek değildir. Tam aksine, rüzgarın esmediği sakin limanlardaki fırtınaları fark........
