Kalp: Manevî çantamız ve kasamızdır
İnsanın kalbi; günahlar, kötülükler, hainlikler, kibir ve fesatlık gibi adeta manevî yılanlar ve çıyanlarla dolu ise, o kalpten insanın dünyasına hangi güzellik yansıyabilir ki?
Çünkü insan, kalbinden buharlaşarak ruh dünyasını saran o manevî iklimle yaşantısında, konuşmalarında ve tavırlarında şekil bulur. Dolayısıyla en başta o zehirli duygulardan korunmak, onların o nezih kalbe girmesine engel olmak gerekir.
Öncelikle kuvvetli bir iman ile o kalbi genişletip nurlandırmak; ardından da güzel ahlâk ile Allah'ı razı edecek kıymetli hasletlerle doldurmak lazımdır. Kalbi; gıybetten, hainlikten ve çirkinlikten uzak, temiz ve nezih vesilelerle imar etmeliyiz ki, yeryüzündeki suların ve denizlerin buharlaşarak Allah'ın izniyle bulutları oluşturması gibi, kalbimizden yükselen o manevî buharlardan da nur, iman, iyilik ve güzellik bulutları meydana gelsin. Böylece hem kendi iç dünyamıza rahmet yağmurları yağsın hem de etrafımızdaki insanlar o bereketten istifade etsin.
Bütün ömrünü kalbine kötülükler doldurarak geçiren bir insan, kendisi çölleştiği gibi etrafındakileri de çölde bırakmış demektir. Buna mukabil Allah dostları; manevî kirlerden temizlenmiş, iman nuruyla aydınlanmış kalplerinde var olan güzel duyguları, hoşgörüyü, güveni, hakkı ve adaleti muhafaza etmişlerdir. O........
