Şehrin muhafızları nöbette
Mardin’de âdeta şehrin muhafızları gibi asırlardır nöbet tutan külliye, camii ve medreseler geçmişten geleceğe ulaklık etmeye devam ediyor. Bir tarafta Kasımiye Medresesi diğer tarafta Zinciriye Medresesi, bir tarafta Hatuniye Camii ve Medresesi diğer tarafta Mardin Şehidiye Camii ve Medresesi, bir tarafta Latifiye Camii diğer tarafta Şeyh Çabuk Camii Hak aşıklarının ömrünü ömür katıyor.
İşte bunlardan birisi de Hatuniye (Sitti Radviyye) Camii ve Medresesi. Gül Mahallesi’nde bulunan Mardin Artuklu Hükümdarı İkinci Kutbüddin İlgazi’nin saltanatı sırasında (1176-1184) annesi Sitti Radviyye tarafından kadınlara özel eğitim kurumu olarak inşa edilen Hatuniye (Sitti Radviyye) Camii ve Medresesi, Hazreti Muhammed’in ayak izini muhafaza eden bir yapı olmasının yanı sıra haziresinde Sitti Raziye ve Artuklu Sultanı Kutbettin İlgazi’ye ev sahipliği yapıyor.
Medresedeki türbede yan yana hesap gününü bekleyen Sitti Radviye ve Artuklu Sultanı Kutbettin İlgazi’ye Peygamber Efendimize ait olan ayak izi ve öğrencilere ilimle birlikte ahlâkı, inancı ve yaşam yolunu hatırlatmak amacıyla Cehennem’i tasvir eden Cehennem Mihrabı (Kapısı) mihrab eşlik ediyor. Hemen yan tarafta bulunan mesciddeki Cennet Mihrabı (Kapısı) Cennet’e açılan kapının yolunu simgelerle özetliyor. Hülasa, dünya ve ahirete dair ne varsa duymak isteyenler için taşlar dile geliyor.
* Anadolu’da cami, medrese, çeşme, hamam ve şifahâne olarak külliye şeklinde inşa edilen ilk yapı toplulukları arasındaki Emînüddin Külliyesi, 1108-1112 yılları arasında Mardin Artuklu Sultanı Necmeddin İlgazi’nin kardeşi Emînüddin’in başlattığı inşaat Sultan tarafından tamamlatılmış, Mardin’deki en erken tarihli Artuklu yapısı olarak biliniyor.
* Cumhuriyet Meydanı’nın güney kısmında bulunan ve 1371’de Artuklu Dönemi’nde, Abdüllatif bin Abdullah tarafından yaptırılan taşların dile geldiği, zerafetin zirve yaptığı Latifiye (Abdüllatif) Camii, “En Güzel Camii” takdirini fazlasıyla hak ediyor.
ZİNCİRİYE MEDRESESİ İHTİŞAMINI HÂLÂ KORUYOR
1385 yılında Mardin’de hüküm süren son Artuklu Sultanı Melik Necmeddin İsa tarafından yaptırılmasından dolayı “Sultan İsa Medresesi” olarak anılan yapı, rasathane olarak da kullanılabilmesi için “Kartal Yuvası” Mardin Kalesi’nin hemen alt tarafına inşa edilmiş. Şehrini Timurlenk ve ordusunun istilasına karşı korumak için mücadele eden Sultanı Melik Necmeddin İsa başarılı olamayınca bu medresede hapsedilmiş. Sultanı Melik Necmeddin İsa’nın ve çok sayıda kitâbenin bulunduğu medrese, bir dönem ise Mardin Müzesi olarak kullanılmış.
Bununla birlikte buraya Zinciriye Medresesi denilmesi değişik rivayetlerle anlatılıyor. Bunlardan birisi eskiden iki dilimli kubbe arasında gerili olan zincirle ilişkilendirilirken, diğeri ise medresenin üzerinde gökyüzüyle yeryüzünü birleştiren manevî bir zincirin kalbi paklar tarafından hissedilmesine dayandırılıyor.
İNSANIN ÖZETİ “HAYAT HAVUZU”NDA SEMBOLİZE EDİLMİŞ...
İki teras üzerine iki katlı olarak 1469 yılında medrese, cami ve türbe şeklinde inşa edilen külliye; inşasına Artuklularca başlanıp, 15’inci yüzyılda Akkoyunlular tarafından tamamlanmasından dolayı Sultan Kasım’ın adıyla yani Kasımiye Medresesi olarak anılıyor. Mardin'deki Artuklu Dönemi’nin son eserlerinden olmakla birlikte, eğitim amaçlı kurulan en büyük medreselerden birisi olan yapı, insan hayatının beş evresini (bebeklik, çocukluk, gençlik, yaşlılık ve ölüm sonrası) temsil eden “Hayat Havuzu”nun bulunduğu........
