Geleceğe köprü kurmak zorundayız!
Siyaseti; gündelik hırsların, uzun vadeli menfaat hesaplarının, bitip tükenmek bilmeyen sürek avı arazisi görüntüsünden kurtarmak zorundayız.
Eline kalemi alanın yahut mikrofona uzananın içselleştirmeden tribünlere kurduğu; ‘büyük tarihî mirasımız’, ‘kadim geleneklerimiz’, ‘medeniyet inşa sürecimiz’ türünden, içini dolduramayacağı cümlelerle süslenmiş sahtekârlıklarına dikkat etmek lazım…
Son zamanlarda siyaset meydanında çetrefilli manzaralar gördükçe canımız sıkılıyor…
Vefanın unutulduğu, ilkelerin pragmatizme kurban edildiği durumlarda siyasi ahlak pusulamız yönünü şaşırıyor; nereye döneceğini, hangi istikamete yöneleceğini bilemez hâle geliyor.
Siyasette, yeni katılımlarla safların sıklaştırılması, kucaklayıcı yeni isimlerle büyüme hedefine odaklanılması elbette normaldir…
Büyüme; kökleri kurutarak, geçmişin hatırasını yok sayarak, hafızayı resetleyerek gerçekleştirildiğinde ortaya çıkan tablo, çelişkiler yumağından başka görüntü arz etmiyor.
Daha düne kadar davanın liderine, temsil ettiği değerlere ağır hakaretler yağdıranların........
