menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Açık bahçe

26 0
03.07.2026

Özgürlük yalnızca bir hak değildir. Özgürlük, insanın varoluşunu taşıyan en köklü ve en kırılgan imkândır. Özgürlük, insanın kendi içine yerleşmiş görünmez zincirleri fark etmesi, kendisini içine alan anlam rejimlerinden sıyrılması ve dünyaya yeniden, sanki ilk kez görüyormuş gibi bakabilme cesaretidir. Özgürlük bu anlamda ne soyut bir ilke ne de hukukî bir formüldür; insanın kendini kurma, bozma ve yeniden kurma serüvenidir.

Akıl burada bir hesap makinesi gibi işlemez. Akıl, daha çok insanın tarih boyunca geliştirdiği ayırt etme, çözümleme ve sınır koyma kudretidir. Akıl, yalnızca nesneleri değil, insanın kendi kuruntularını, kabullerini ve kutsallaştırmalarını da parçalar. Maneviyat ise, basit bir teslimiyet ya da kapalı bir inanç değildir; insanın kendisiyle ve doğayla kurduğu derin ilişki, onun görünene sığmayan tarafı, iç dünyasının kadim altyapısıdır. Özgürlük, akıl ile maneviyatın birbirini iptal ettiği yerde değil, birbirini dönüştürdüğü yerde belirir.

Hiçbir hakikat kapalı kalmamalıdır.Hiçbir anlam mutlaklaştırılmamalıdır.Hiçbir düşünce kendi içine kapanıp dogmaya dönüşmemelidir.İnsanlık tarihi, kapalı kalan hakikatlerin nasıl baskıya, kapalı kalan anlamların nasıl itaate, kapalı kalan düşüncelerin nasıl mezhebe, ideolojiye ya da kurumlaşmış körlüğe dönüştüğünün tarihidir. Kapanan her şey çürür; sabitlenen her şey, canlılığını yitirir. İnsan bilincinin derin yapısı, açıklıkla nefes alır.

Bahçe, açık bir varlık alanıdr. Bahçe, insan zihninin kendi sınırlarını aşabildiği, soruların suç sayılmadığı, hakikatin tek bir otoritenin mülkü haline gelmediği bir açıklık mekânıdır. Burada düşünce, kendisini savunmak zorunda değildir; çünkü düşüncenin değeri, onun mutlak olmamasında, sınanabilir olmasındadır. Açık bahçede, modern insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeyler şunlardır: açık bir kamusallık, eleştirel bir akıl, korkusuz bir........

© Milat