menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölçü şahıs değil, hakikattir

30 0
16.09.2026

Bugün üzerinde hassasiyetle düşünmemiz gereken önemli bir mesele var: Bir Müslümanın hayatında Allah’ın ve Resûlü’nün yeri neresidir?

Şeyhi, mürşidi, hocası, üstadı veya cemaat büyüğü; Allah ve Resûlü’nün önüne geçirilebilir mi?

Çünkü İslam’da ölçü şahıslar değil, hakikattir. Hakikatin temel ölçüsü ise Kur’an ve sünnettir.

Bir insan ne kadar büyük bir âlim, ne kadar değerli bir mürşit, ne kadar etkili bir hoca olursa olsun, onun sözü Kur’an’ın ve sahih sünnetin üzerinde değildir. Hiçbir kul, Allah’ın kelamının alternatifi; hiçbir insan, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) örnekliğinin yerine konulamaz.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır:

“Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin.” (Nisâ, 4/59)

Aynı ayetin devamında anlaşmazlıkların nereye götürüleceği de açıkça bildirilir:

“Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah’a ve Resûlü’ne götürün.” (Nisâ, 4/59)

Dikkat edelim: Ölçü olarak herhangi bir şahıs gösterilmiyor. Ölçü Allah ve Resûlü olarak gösteriliyor.

Bir hocayı sevmek, bir mürşide hürmet etmek, bir âlimin ilminden faydalanmak elbette yanlış değildir. Asıl problem, sevginin ölçüsüzlüğe dönüşmesi ve bir insanın sözlerinin sorgulanamaz hâle getirilmesidir.

Bir sohbetin merkezinde sürekli bir şahsın hayatı, sözleri, rüyaları, kerametleri ve menkıbeleri yer alıyor; buna karşılık Kur’an ayetleri ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadisleri geri........

© Milat