menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal medya ve hayat

16 0
09.06.2026

İnsan hayatı sosyal medyada görünen birkaç kareden, birkaç cümleden, birkaç gülümseyen fotoğraftan ibaret değildir.

Orası sadece küçük bir pencere… İçeride ise nice görünmeyen mücadeleler, dualar, yorgunluklar, fedakârlıklar vardır.

İnsan paylaşımlar yapar, bir çocuğun başını okşarken, bir kitabın satırına dokunurken, bir gencin kalbine umut olmaya çalışırken… Gösteriş olsun diyerek yapan pek azdır diye düşünüyorum. İyilikler çoğalsın, bir kişiye bile ilham olsun! diye kullanılan bir araçtır sosyal medya, benim safımda.

Bu hususta çaba veren nice insan tanıyorum.

Güzel insanlar alkış için değil, fayda için yaşar. Sessizce yorulur, sessizce taşır yüklerini. Bir çocuğun gözündeki ışık sönmesin diye çabalar. İşte o zaman anlıyoruz, mesele görünmek değil, gönüle dokunabilmektir.

Kıymetli bir ablam bana bir gün şöyle dua ettiğini söylemişti: “Rabbim dünya yükünü sırtından alsın ki sen hep güzel işler yapasın, çocuklara, gençlere yetişebilesin.”

Bu söz içime ince bir yağmur gibi düşmüştü. İnsan bazen yüklerinden değil, yüklerinin ağırlığı altında yapamadığı güzelliklerden yoruluyor.

Hayatın telaşı… Geçim kaygısı… Kırgınlıklar… Yetişme çabası… İnsan olmanın görünmeyen yorgunluğu…

Bunlar insanın omzuna çöktükçe, içindeki iyilik eli bazen uzanamaz hâle geliyor. İnsanın en büyük zenginliği, geride bıraktığı güzel izdir.

Bir çocuğun zihninde açılan pencere, bir gencin karanlıktan çıkmasına vesile olan söz, bir annenin içine serpilen umut…

Bir yaşlının yalnızlığını hafifleten kısa bir hâl hatır…

Bazen........

© Milat