menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bari gölge etmeyelim

38 0
05.10.2026

“Gölge etme, başka ihsan istemem.” Bu söz, bazen yapılabilecek en büyük iyiliğin, mücadele edenlerin önüne engel olmamak olduğunu anlatır. Bugün İslam dünyasının yaşadığı en büyük imtihanlardan biri de belki budur: Gücümüz yetmiyorsa bile, mücadele edenlerin üzerine gölge etmemek.

İki milyarlık ümmet olarak; dünyanın en büyük enerji kaynaklarına, trilyonlarca dolarlık ekonomik imkânlara ve sayısız diplomatik güçlere de sahibiz. Buna rağmen Filistin’in, özellikle Gazze’nin yiğit evlatlarına gerektiği ölçüde sahip çıkamadığımız ortadadır. Halklarımızın önemli bir kısmı Filistin için büyük bir hassasiyet taşırken, bu hassasiyetin devlet politikalarına aynı ölçüde yansımadığı da inkâr edilemez. Şimdi ise meydanda mücadele eden Hamas’ı tartışmanın, suçlamanın ve itham etmenin yollarını arıyoruz.

7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın ardından ortaya atılan bazı iddialar bunun çarpıcı örneklerindendir. “Netanyahu’nun önceden haberi vardı”, “MOSSAD biliyordu”, “Her şey önceden planlanmıştı” gibi iddialar üzerinden, yeterli ve güvenilir delil ortaya konulmadan olayın bütün sorumluluğunu Hamas’ın üzerine yıkmaya varan yorumlar yapıldı. Hatta bazı değerlendirmelerde, neredeyse Hamas’ın Gazze’nin işgal edilmesini sağlamak amacıyla danışıklı bir oyun oynadığı ima edildi, ediliyor.

Zaten tüm Filistin fiili olarak işgal altında değil mi? 1917 de İngilizler tarafında işgal edilen Filistin toprakları sonradan Siyonistlere peşkeş çekildi. Siyonistler, sadece işgallerini her gün biraz daha kökleştirmek için çalışmalarına devam ediyorlar. Siz bu işgal gerçeğinin acılarını, bir de bir asırdır iliklerine kadar hisseden mazlum, mahrum, ama izzetli ve kahraman olan Filistin halkına sorunuz… Hariçten gazel okumak kolaydır.

Elbette Aksa Tufanı’nın sebepleri, sonuçları, istihbarat zaafları, İsrail’in güvenlik politikaları ve savaşın doğurduğu sonuçlar tarihçiler, siyaset bilimciler ve araştırmacılar tarafından bütün yönleriyle incelenecektir. Yapılması gereken de budur. Fakat araştırmak başka, delilsiz ithamlarla hüküm vermek başkadır. Bir olayın sonuçlarını eleştirmek başka, o olayın faillerini peşinen hain ilan etmek bambaşka bir şeydir.

Daha savaşın ikinci gününde, işgalci İsrail’in saldırıları bütün şiddetiyle sürerken........

© Milat