menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mübarek Ramazan Coşkuyla Yaşanıyor

30 0
22.02.2026

Dünyada büyük bir kaos yaşanırken “rahmet ayı” Ramazan imdadımıza yetişti. Müslümanlar bu mübarek gün ve geceleri heyecan ve coşkuyla yaşıyor.

Haberlerde her gün duyuyor, görüyoruz. Dünyanın en ceberut devleti ABD’nin başındaki çılgın adam, her gün yeni tehditler savuruyor. Görünüşte İran’ı hedef almış gibi görünse de “Ben dünyanın en güçlü silahlarına sahip olan ülkeyim. İstediğim yere girer, düzenimi kurarım” demeye çalışıyor. Herkese pervasızca, küstahça meydan okuyor. Ne yazık ki günümüz hukuk anlayışında artık “haklı” olan değil, “güçlü” olan “haklı” çıkmaktadır. Bu hâl, şüphesiz insanlık vicdanını kanatan yaman bir hadise. Beşerî bir iflasa şahit oluyoruz. Uluslararası hukuk rafa kalkmış durumda. Emperyalizm ve arkasındaki sinsi canavar Siyonizm, insanlık vicdanını alçakça tehdit ediyor. Bakalım İslam âlemi ve hür dünya, bu vahim tehlikeye karşı nasıl hareket edecek? Birlik ve beraberlik ruhu içinde olup direnecekler mi? Yoksa “izzet”i terkedip “Vahşi Batı”nın şımarık ve zalim kovboyuna “rezalet”le boyun mu eğecekler?

BATI VE ABD AHLAKEN ÇÖKÜYOR

Ben ABD’nin bugünkü hâlini, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) son dönemine çok benzetiyorum. Daha düne kadar Asya’da Türk dünyasını ve dünyanın pek çok bölgesini işgal eden bir kızıl rejimin, komünizmin sahibiydi Rusya. Sonra gün geldi, devran döndü. Bu kızıl rejim paramparça oldu. Bizdeki aldatılmış hayranlarını da üzerek bu kanlı rejim çöktü. Şimdi ABD ve Avrupa çatırdıyor. Ahlaken sükût eden ABD ve Batı dünyası iğrenç dosyalarla sarsılıyor. Elbette sömürü düzeniyle ve emperyal amaçlarla Asya’da ve Afrika’da zulüm çarkını işleten bu emperyalist ve zalim güruh da çöküp gidecek. Gazze bebeklerini katleden günümüzün Firavun’u Netanyahu’nun yanında nasıl saf tuttuklarını gördük, görmeye devam ediyoruz. İman-küfür kavgası ezelden beri var, kıyamete kadar da sürecek. Bu hengâmede Müslümanlara yakışan, “Son ve Tek Hak Din” İslam’a hakkıyla sarılmak ve gereklerini yerine getirmektir. İslam’a uyulursa adalet, ahlak, insaf, merhamet, erdem, barış ve huzur, yeryüzüne elbette hâkim olacaktır.

MARAŞLI KADIN ŞAİRLER

Kahramanmaraş’ımız sanat beldesi, edebiyat ili, bilhassa “şiir şehir”dir. Haydi, Ramazan dolayısıyla bir nükte uyduralım. Türkiye’de ediplerin şairlerin yarısı Maraş ve civarında, diğer yarısı da ülkemizin 80 şehrinde yetişiyor. Bu iddia, elbette benim mübalağamdır. Ancak şaka bir yana Kahramanmaraş, hakikaten “şiir şehrimiz”dir. Suyundan mıdır, toprağından mıdır bilinmez ama bu ilimizde büyük bir edebiyat damarı vardır. Başta Şairler Sultanımızı, “Yedi Güzel Adam”ı ve Karakoç Ailesi’ndeki güçlü şairleri hatırlayalım ve hepsini rahmetle analım. Şehrimiz erkek şairler yetiştiriyor da hanım şairleri yok mu? Bunu düşünenlerin imdadına çok kıymetli bir eser yetişti. Osmanlı’dan Bugüne Maraşlı Kadın Şairler eseri, şimdi ellerde, dizlerde, kitap raflarında ve gönüllerde. Eseri, şairelerimizin hemcinsleri himmet edip hazırladılar: Doç. Dr. Ayşe Hilal Kalkandelen ve Büşra Seçen elbirliğiyle bu hayırlı hizmeti gerçekleştirdiler.

Edebiyatçılarımıza samimiyetle sahip çıkan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, “Kelimelerin ve Hatıraların Işığında: Maraşlı Kadın Şairler” başlıklı takdiminde “Kahramanmaraş, tarih boyunca edebiyatın, şiirin ve söz sanatlarının kök saldığı, kültürel üretkenliğiyle öne çıkan müstesna şehirlerimizden biridir. Bu kadim şehir; türkülerin nağmesinde, ağıtların sessizliğinde ve koşmaların coşkusunda dile gelmiş; edebiyatımızın zengin hafızasında seçkin bir yer edinmiştir.” diyor. Elhak doğrudur. Başkanımız devam ediyor: “Maraşlı kadın şairler, asırlardır yaşadıkları dönemin tanıkları ve toplumun vicdanı olarak; bireysel duygularını, toplumsal meseleleri ve millî değerleri estetik bir üslupla dizelerine aktırmışlardır. Kimi zaman anneliğin şefkatini, kimi zaman gençliğin umutlarını, kimi zaman da vatan savunusunun kararlılığını şiirlerinde işlemiş; eserleriyle edebiyatımızda silinmez izler bırakmışlardır.”........

© Milat