menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kurban Bayramı ve mahzun coğrafyamız

25 0
27.05.2026

Bu haftaki yazımız Kurban Bayramı’nın manevi iklimiyle aynı zamana denk geldi. Böyle zamanlarda insan, takvimin sıradan akışına değil, zamanın kendi içinde taşıdığı derin anlamlara kulak kesiliyor. Çünkü bazı tevafuklar yalnızca günleri yan yana getirmez. İnsanın zihninde ayrı duran anlamları da birbirine yaklaştırır. Bazen bir yazının başlangıcı, bir planın değil, böyle sessiz bir işaretin içinden doğar.

Kurban üzerine düşünmeye niyet ettiğimde zihnimde ilk beliren şey, alışıldık bayram manzaraları olmadı. Ne kalabalık sofralar, ne çocuk sevinçleri, ne de tekbirlerin ritmi… Zihnime önce mahzun bir coğrafya yerleşti. Birbirinden uzak ama aynı acıya mahkûm edilmiş şehirler, yarım kalmış dualar, tamamlanamamış sabahlar ve bütün bu görüntülerin ortasında değişmeyen soru: Coğrfyamız neden bu kadar mahzun? Bu soru, cevabını arayan bir meraktan çok, insanın içinde taşıdığı bir ağırlık gibi kaldı.

Belki de bu, varoluşun en sessiz gerilimidir. İnsan bir yandan kırılmayı görür, eksilmeyi hisseder, dünyanın dağılmış parçalarıyla yüzleşir. Ancak diğer yandan, bütün bu dağınıklığın mutlak olmadığını........

© Milat