Beyaz Perdenin İfşa Ettiği Sömürge Ayıbı: Fransız Ordusunun Afrikalı Askerleri
1857 yılında III. Napolyon döneminde çıkarılan bir kararname ile kurulan Senegalli Nişancılar (Tirailleurs Sénégalais), Fransız sömürge ordusunun en uzun ömürlü birliklerinden biri oldu. İsimlerinde “Senegalli” ifadesi bulunmasına rağmen bu askerlerin tamamı bugünkü Senegal topraklarından gelmiyordu. Zaman içinde birlik, Fransız Batı ve Ekvator Afrikası’nınfarklı bölgelerinden devşirilen askerleri kapsayan geniş bir sömürge birlikleri sistemine dönüştü. İlk siyah Afrikalı nişancı birliğinin Senegal’de kurulmuş olması, bu jenerik adın tüm birliğe yerleşmesini sağladı.
1857–1905 arasında Senegalli Nişancılar, büyük ölçüde kölelik kurumunun ve savaş esirlerinin damgasını taşıyan çeşitli zorlayıcı devşirme yöntemleriyle oluşturuluyordu. 1882 sonrasında rachat sistemi değiştirilirken, köleler ve yerel otoriteler üzerinden yürüyen farklı zorlayıcı uygulamalar devam etti. Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte Fransa’nın Afrika’daki asker ihtiyacı arttı. Albay Charles Mangin’in 1910’da yayımladığı La Force Noire kitabında savunduğu “büyük siyah ordu” fikri, düşen Fransız doğum oranlarının yarattığı endişeyle birleşince sömürgelerden asker devşirmek stratejik bir tercih hâline geldi. Savaş boyunca yaklaşık 200 bin nişancı seferber edildi. Bunların 135 binden fazlası Avrupa cephelerine gönderildi ve tahminen 30 binden fazlası hayatını kaybetti. Verdun cephesinde, özellikle Fort Douaumont’un Ekim 1916’da geri alınmasında gösterdikleri savaş performansı, Senegalli Nişancılar hakkındaki kahramanlık anlatılarını güçlendirdi. Ancak Senghor’un 1948 tarihli Hosties Noires kitabındaki “Prière de paix” şiirinde belirttiği gibi Fransa, “Senegallilerine paralı asker muamelesi yaparak onları İmparatorluğun Kara Buldogları”nadönüştürdü.
Seferberlik gönüllü katılımlardan ibaret değildi. 1912’de kısmi zorunlu askerlik yasasının çıkmasıyla köyler, yerel yöneticiler ve aileler üzerinde baskı kuruldu. Firarlar ve askere gitmekten kaçışlar sömürge yönetiminin sürekli karşılaştığı sorunlar arasına girdi. 1914’te Fransız Parlamentosu’na seçilen ilk siyah Afrikalı milletvekili Blaise Diagne’nin 1918’de yürüttüğü geniş çaplı asker toplama kampanyası bu sürecin en bilinen aşamalarından biri oldu. Diagne, askerlik hizmeti karşılığında Afrikalılar için siyasal haklar ve vatandaşlık güvencesi almaya çalıştı.
Bu askerler Batı Cephesi’nden Çanakkale’ye, Selanik’ten farklı Avrupa cephelerine kadar Fransız savaş makinesinin içinde kullanıldı. Çanakkale’de Fransız sefer kuvvetlerinin bünyesinde Senegalli (Afrikalı) nişancı taburları da bulunuyordu. Batı Afrika’nın büyük çoğunluğu Fransız sömürge yönetimi altındaydı ve nişancılar Fransa’nın sömürge ordusunun parçası olarak savaşıyordu. Bu nedenle Çanakkale’deki varlıkları, Birinci Dünya Savaşı’nın sömürge boyutunu ortaya koyuyor. Senegalli Nişancılar, II. Dünya Savaşı’nda da Fransız ordusunda görev yaptı. 1940’ta Fransa’nın Nazi Almanyası’na karşı savunmasında binlerce Batı Afrikalı asker cepheye sürüldü. Önemli bir bölümü esir düştü ve Alman esir kamplarında yıllar geçirdi. General de Gaulle’ün Özgür Fransız kuvvetlerinde ve daha sonra Fransa’nın kurtuluş harekâtında Afrika’dan gelen askerler önemli bir ağırlığa sahipti. Paris’in kurtuluşu sırasında siyah askerlerin görünürlüğünün büyük ölçüde engellenmesi ve 1944 sonbaharında Afrika kökenli birliklerin FFI askerleriyle değiştirilmesi, ‘blanchiment’ olarak anılan daha geniş bir sürecin parçasıydı. Savaş sona erdiğinde Afrikalı askerlerin önemli bir bölümü ülkelerine geri gönderildi. Bu dönüş, tarihin en trajik olaylarından biri olan ThiaroyeKatliamı’na (Senegal) uzandı.
Thiaroye’de 1 Aralık 1944 sabahı, Alman esaretinden yeni dönmüş, geciken maaş ve ikramiyelerini talep eden Batı Afrikalı askerlerin üzerine Fransız subayları ateş açtı. Fransız sömürge makamları başlangıçta 35 ölüm bildirdi. Daha sonra 70 rakamının da geçtiği belgeler ortaya çıktı. 2025’te Mamadou Diouf başkanlığındaki Senegal araştırma........
