Gençlik nereye gidiyor?
Nesilden nesile aktarılan, sürekli şikayet konusu olan bir mesele var. ‘Ne olacak bu toplumun, bu gençliğin hali?’ Bu şikayeti dedem de, babamdan da duydum. Aslında bu konu önemsenmeyecek ve öylesine geçiştirilebilecek bir meselede değil. Dünün, bugünün ve eminim ki yarının da şikayet konusu olacaktır. Gençlik elden gidiyor! Şeytan gece gündüz durmuyor, çalışıyor.
Babam elimden tutup İmam Hatip’e götürüp yazdırdı ve okul müdürüne hitaben, “evladımı size emanet ediyorum. Evladımı, evlat bileceksiniz. Devletine, dinine, geçmişine bağlı, değerlerinin yolunda, kalbinde Allah korkusu bir neslin
yetişmesi elzemdir. Bu nesil sizin gibilerin elinden çıkacaktır.
Anadolu insanı olarak bizler çok ezildik, horlandık, inançlarımız yüzünden türlü baskılara maruz kaldık. Çok çileler çektik. Çocuklarımız bizim yaşadıklarımızı yaşamasın. Ezanlar bir daha susturulmasın, bu çocuklar bunun, maneviyat ve ahlak davasının mücadelesini versinler…” deyip beni orada bırakıp gitti.
Peki, bugünkü nesiller anneleri, babaları, dede ve nineleri gibi mi düşünüyorlar, onlar gibi mi inanıyorlar. Onların değerlerinde mi?
Keşke onlar gibi olabilselerdi. Maalesef yeni nesil,........
