Özgüvenin yeni eşiği
Bazı tarihler takvimden düşmez. Bir ülkenin kendisine bakışında iz bırakır.
14 Ağustos akşamı Ankara’daki Başkent Millet Bahçesi’nde çeyrek asırlık bir siyasi hikâyenin kalabalığı vardı. Kürsüde geçmiş 25 yılın muhasebesi yapılırken, asıl soru geleceğe aitti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan kavramlardan biri de özgüvendi.
Siyasi değerlendirmesi ayrı bir tartışma.
Ben başka bir sorunun peşindeyim:
Bir ülkenin kendine güveni nasıl ölçülür?
Söylediği sözlerle mi?
Yaptığı yatırımlarla mı?
Ekonomisinin büyüklüğüyle mi?
Yoksa zor zamanlarda kendi kararını verebilme ve o kararın arkasında durabilecek kapasiteyi üretebilmesiyle mi?
Bence ölçü artık burada aranmalı.
Çünkü bir ülkenin kendisine bakışındaki değişim önce zihinde başlar; sonra üniversiteye, üretim tezgâhına, limana, diplomasi masasına ve nihayet vatandaşın hanesine kadar iner.
Türkiye’nin son yıllardaki ihracat performansı bunun önemli göstergelerinden biri.
2026’nın ilk altı ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il bir milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi.
Fakat tek başına yeterli değil.
Çünkü bir ülkenin ekonomik hacmi kadar, o hacmin hangi nitelikle oluştuğuna da bakmak gerekiyor.
2025’in tamamında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ihracatındaki payı ise yüzde 43,5 seviyesine çıktı.
İki rakamı yan yana koyduğumuzda Türkiye’nin önündeki mesele daha berrak görünüyor:
Üretim tabanı genişliyor. Fakat en yüksek bilgi yoğunluğundaki üretimin payı hâlâ büyüme alanı taşıyor.
Bu tabloyu bir kök-gövde dengesi olarak okumak mümkün.
Bir ağacın gövdesi büyürken kökleri aynı derinlikte ilerlemiyorsa, büyüklük tek başına güvence değildir.
Türkiye daha fazla satmanın yanında daha fazla bilgi satabilmeli.
Bir kilogram malın yanında bir fikir, bir tasarım, bir patent, bir marka değeri........
