menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Son yaprak

10 0
06.09.2026

İlkokulda okuduğum bazı hikâyeler var. Aradan yıllar geçmesine rağmen insanın zihninin bir köşesinde kalır. O zamanlar sadece bir okuma parçasıdır. Okur, geçeriz. Ne anlattığını, hayatımıza yıllar sonra nasıl dokunacağını belki de hiç düşünmeyiz.

Benim için o hikâyelerden biri de “Son Yaprak”tı.

Çocukken hızlı okumuş, belki anlamını tam kavrayamamıştım. Ama insan büyüdükçe, hayatın ağırlığı arttıkça, kalbin bir köşesinde yeniden filizleniyor.

Dün gece hanımla yürürken geldi aklıma. Vadi sakin, içimizde ince bir huzur vardı. Adımlarımız birbirini takip ediyordu.

Dün gece yürürken, son yaprak hikâyesi yeniden belirdi zihnimde.

Genç bir kadın hastanede yatıyordu. Pencerenin dışında bir ağaç vardı. Sonbahar, yaprakları tek tek döküyordu. Her düşen yaprak, kadının içinden bir şey daha alıp götürüyordu.

Bir gün sadece bir yaprak kaldı. Dalın ucunda tutunmaya çalışan son bir nefes gibiydi. Kadın kendi ömrünü o yaprağa bağlamıştı. "Bu yaprak düşerse, ben de düşerim" diye düşündü.

Hastanenin hademesi, kadının bu halini fark etti. İnsanın bazen bir tek işarete bile tutunabileceğini anladı.

Bir gece, hava sert, yağmur yağıyor, o son yaprak da düşmek........

© Milat