menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mağrip’in ucunda Akdeniz'in kapatılmayan dosyası

6 0
16.08.2026

Ceuta (Sebte) ve Melilla: Avrupa'nın Afrika'daki Son Kaleleri mi?

Akdeniz bir kez daha insanlığın vicdanını sarsıyor…

Sebte (Ceuta) kıyılarında yaşanan son göç faciası, Avrupa'nın Afrika'daki iki küçük toprağını yeniden dünya gündemine taşıdı. İlk bakışta birkaç kilometrekarelik bu şehirler sıradan sınır yerleşimleri gibi görünse de, gerçekte beş asırlık tarihin, uluslararası hukukun ve Akdeniz jeopolitiğinin düğüm noktalarıdır.

Öncelikle sık yapılan bir kavram hatasını düzeltelim. Ceuta ve Melilla çoğu zaman "enklav" olarak anılır. Oysa coğrafi ve hukuki açıdan bunlar "kıyı eksklavı (semi-exclave)" niteliğindedir. Yani İspanya'nın ana karasıyla kara bağlantısı bulunmayan, ancak Akdeniz'e açılan ve anayasal olarak İspanya'nın ayrılmaz parçası kabul edilen topraklarıdır. Aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluştururlar.

Bu şehirlerin hikâyesi modern sömürgecilikten bile eskidir. Ceuta, 1415 yılında Portekiz tarafından ele geçirildi. 1668 Lizbon Antlaşması ile resmen İspanya'ya bırakıldı. Melilla ise 1497'den beri kesintisiz İspanyol yönetimindedir. Madrid'in temel argümanı da budur: "Bu şehirler, modern Fas Devleti kurulmadan yaklaşık dört buçuk asır önce İspanya toprağı olmuştur."

Rabat ise aynı görüşte değildir. Fas, Ceuta ve Melilla'yı "işgal altındaki Fas toprakları" olarak görmekte ve durumu İngiltere'nin Cebelitarık üzerindeki........

© Milat