Butlan kararı ve Türkiye’ye düşen ders
Siyaset ilke merkezli mi, yoksa şahıslar ve gizli denklemler üzerinden mi yürütülmelidir?
Türkiye’de siyaset, uzun yıllardır yalnızca sandıkta değil; kulislerde, medya operasyonlarında, parti içi hesaplaşmalarda yargının müdahale etmek zorunda kalmasının gölgesinde de şekilleniyor. Son dönemde CHP hakkında verilen “mutlak butlan” tartışmaları etrafında yapılan değerlendirmeler ise bir kez daha gösterdi ki, Türk siyasetinin en büyük problemi yalnızca iktidar-muhalefet çekişmesi değildir. Asıl mesele; siyasetin ilke merkezli mi, yoksa şahıslar ve gizli denklemler üzerinden mi yürütüleceğidir.
Ortaya atılan iddialar, sadece CHP içindeki liderlik tartışmalarına, çok sayıda belediyede başlayan ve parti liderliğine kadar uzanan rüşvet- irtikap ve yolsuzluklardan başka, aynı zamanda iktidar cephesinde “Erdoğan sonrası” üzerinden yürütüldüğü öne sürülen siyasi hesaplara da işaret ediyor. Eğer bir ülkede siyasetçiler, milletin önüne çıkıp açık mücadele vermek yerine perde arkasında ittifaklar kurarak geleceği dizayn etmeye çalışıyorsa, orada güven krizi kaçınılmaz hale gelir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; siyasi aktörlerin birbirine operasyon çekmesi değil, milletin karşısına açık irade koymasıdır. Çünkü demokrasi, kapalı kapılar ardında yapılan planlarla değil; şeffaf rekabetle ayakta kalır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk siyasetindeki ağırlığı tartışmasızdır. Yaklaşık çeyrek asırlık siyasi........
