ABD’nin bedeli ağır bir arama & kurtarma operasyonu: İran çölünde evdeki hesap çarşıya uymadı
Gece çökmüştü… İran’ın güneyinde çöl, sadece kumdan ibaret değildi artık; yanmış metal, parçalanmış gövdeler ve kanın kokusu rüzgâra karışmıştı. Ufukta yükselen duman, bir kurtarma operasyonunun değil, iki iradenin çarpışmasının iziydi.
Bu kez hikâye tek taraflı değildi.
Her şey bir düşüşle başladı. ABD’ye ait F-15E vurulduğunda, gökyüzü sadece bir uçağı değil, bir planı da kaybetmişti. Mürettebattan biri kurtuldu: Silah Sistemleri Subayı… Yaralıydı, yalnızdı ve düşman topraklarının derinliklerindeydi.
Ama o yalnız değildi.
Çünkü bu topraklar, kendi insanını tanıyordu.
İran’ın güneyinde, devletin zayıf olduğu değil; aksine reflekslerinin en sert olduğu bir coğrafyada alarm çaldı. Devrim Muhafızları ve Besic unsurları hızla bölgeye yöneldi. Onlar için bu bir “olay” değildi.
Bu, vatan toprağıydı.
Ve o toprağa izinsiz giren herkes, düşmandı.
ABD için ise mesele farklıydı.
Bir asker içerideydi.
Ve ABD, askerini bırakmazdı.
Operasyon emri verildi.
Gece yarısı… Gökyüzü sessizliğini bozdu.
HC-130’lar ve Little Bird helikopterleri İran’a sızdı. Özel kuvvetler indirildi. Ama plan, harita üzerinde kaldığı gibi işlemedi.
Çöl, kâğıt........
